Vahyin yorumlanması ve tartışmalar

Son zamanlarda yeniden canlanan, vahyi nasıl yorumlayacağız (tarihsel mi, tarih üstü mü) tartışmaları, yüzyılların sorunlarını bagajında taşıyor. Müslüman entelektüel İslam...

Son zamanlarda yeniden canlanan, vahyi nasıl yorumlayacağız (tarihsel mi, tarih üstü mü) tartışmaları, yüzyılların sorunlarını bagajında taşıyor. Müslüman entelektüel İslam düşüncesindeki krizin farkında. Kimi hassasiyetinden, kimi korkusundan, kimi iktidarla olan ilişkisinden, kimi mevcut anlayıştaki dini kullanmanın kolaylığından olsa gerek susmayı tercih ediyor; bu durum sadece bugünün tavrı değil, hep böyleydi. Ne pahasına olursa olsun hakikati dile getirenler oldu elbette, fakat her dönem sayıları azdı. Hakikatin cilvesinden olsa gerek, tarih onların isimlerini unutmadı, unutturmadı.

DÖNEM BELİRLEYİCİDİR

Vahyin dilini; dönemin zihniyetinden, dil kalıplarından, ifade biçimlerinden bağımsız düşünmek, eşyanın tabiatına aykırıdır. Dil, bir kültürün kelimelere dökülmüş halidir; bazı dil bilimcilerin ifadesiyle kültürün kendisidir. Kur’an-ı Kerim, 7.yy’da, muhatapları olan kitleyle, Arapça konuşan bir peygamber aracılığıyla, Arapça olarak buluştu. Dolayısıyla kölelikten cariyeliğe, ev içi adetlerinden savaş için beslenen atlara varıncaya kadar, sosyal hayatı çözümleyen ve öneriler sunan ayetler, dönemin kültürüyle paralellik arz eder. Keza kadınlara yönelik miras, boşanma, şahitlik vb. ayetler de. Diyelim ki; iki şahit var, biri hukuk profesörü bir kadın, diğeri bir erkek; erkeğin tek başına şahitliği geçerli olacak ve fakat kadına senin yanına bir kadın şahit daha gerekiyor, zira şahitliğiniz denk değildir denilecek; bunu, bu yüzyılda kime kabul ettirebilirsiniz?

MANAYI DONDURMAK

Köle hukukunu düzenleyen ayetler var, peki bu ayetlere binaen bugün köleliği mi savunacağız? Kur’an’da kölelik yasaklanmamış, reel durum üzerinden kölelerin özgürlüğe kavuşturulmaları özendirilmiş, ortadan kalkması için tedbirler getirilmiş, buna rağmen Müslümanlar, yüzyıllar boyunca köle sahibi olmaya devam etmişler. 19.yy’da köleliğin kaldırılmasında Müslümanların dahlinin olmayışı, tarihte bir ayıp olarak da yerini almış. Demem o ki bu ayetlere tarih üstü demek, İslam’ı indiği çağa hasretmek ve hapsetmek olur. R. Garaudy, Yaşayan İslam kitabında,  7. Asrın ve Arabistan’ın yaşamını, 20. Asrın insanlarına kabul ettirmeye kalkışmak, Kur’an’ın yanlış ve çirkin imajını veren bir ayırıcılığa girişmek olur. Bu, İslam’a karşı işlenen bir cinayettir” der.

MATURİDİNİN MİRASI

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sorunları tanımlamak ve sahiplenmek (4) 16 Eylül 2019 | 57 Okunma Sorunları tanımlamak ve sahiplenmek (3) 09 Eylül 2019 | 117 Okunma Sorunları tanımlamak ve sahiplenmek (2) 02 Eylül 2019 | 90 Okunma Sorunları tanımlamak ve sahiplenmek 26 Ağustos 2019 | 61 Okunma Medeniyet şehirlilik ve estetik 19 Ağustos 2019 | 46 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar