ÇOK OKUNAN YAZARLAR

İslamcılığın iktidarla sınanması

Bir şeyin hayalini kurmakla, onu gerçekten tecrübe etmek birbirinden oldukça farklı durumlar .

Ayşe Sucu
Ayşe Sucu Sözcü Gazetesi
28 Mayıs 2018 | 156

Bir şeyin hayalini kurmakla, onu gerçekten tecrübe etmek birbirinden oldukça farklı durumlar. Hayal aşamasında kalan bir düşüncenin, bir hedefin ideal niteliğini koruması işten bile değil. Böylesi idealler zihinlerde hiç bozulmadan var olabilir, çünkü henüz ortak insanlık bilincine ve tecrübe sahasına açılmamışlardır. Farklı insan topluluklarının çıkarlarını, çelişkilerini bir araya getirmenin zorluğu ile sınanmamışlardır henüz. Öte yandan gerçeklikle bir defa yüzyüze kaldıklarında, eskilerin deyişi ile kuvveden fiile dönüştüklerinde, idealin, idealleşmiş hayalini üzerini örttüğü çelişkiler de bir bir su üzerine çıkmaya başlar ve ne kadar bastırılsa da bu çabasının gücüyle daha da katlanarak büyürler, öyle büyürler ki; artık üzerleri örtülemez hale gelir. Çelişki, bundan doğan çıkar kavgaları, o eski idealin hükümdarı haline gelir, fiile dönüşerek ortaya çıkan şey ise artık gedikleri sürekli yamanması gereken bir yitik ideolojidir. İslamcılığın Türkiye’deki serüveninin başına gelen de bu.

İTİRAF NİTELİĞİNDE YAZILAR

Son zamanlarda kaleme alınan köşe yazıları bu vaziyetin itirafı niteliğindedir. Somut örnek vermek gerekirse Mehmet Acet, Kemal Öztürk gibi İslamcı camia sahasında kalem oynatanların geçtiğimiz hafta okuyucu ile paylaştıkları tespitler bizim yukarıdaki saptamalarımızın geçerliliğine ışık tutuyor. Dahası, aynı sahada yazan-çizen isimlerin, özellikle de ilahiyat alanının meşhurlarının kendi kitlelerini sürekli bir şekilde ahlaki yönden konsolide etme çabaları da gözlemlerimizin başka bir aynası. Vaktiyle Abduh, Kutub, Mehmet Akif, Şeriati gibi öncülerin ortaya attığı samimi (ve bir o kadar da tartışmalı) fikirler, bugün görüyoruz ki popülizm adına feda ediliyor. Sadece popülizm de değil, çıkar namına, iktidar namına ve en acısı da adalet pahasına, İslamcı camia, Kemal Öztürk’in ifadesi ile ‘bunu herkesin gözünün önünde’ yapıyor. Kısacası dün ak diyen, bu gün kara diyor; daha da vahimi yüzü hiç kızarmıyor. ‘Bir camianın hazin kavgası’ bu hakikaten de.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER