Diyanetin kadın emeğine saygı yemeği

Diyanet İşleri Bakanlığı’nın iftarı vardı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında emek veren kadınlara teşekkür yemeği için Ankara’daydık. Başkan Prof. Dr. Ali Erbaş ve...

Diyanet İşleri Bakanlığı’nın iftarı vardı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında emek veren kadınlara teşekkür yemeği için Ankara’daydık. Başkan Prof. Dr. Ali Erbaş ve Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı konuşmalarında, kadınlara bu emek ve özverili çalışmalarında, kahramanlıklarında onlara destek olacaklarına dair umut verici vaatlerde bulundular.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın şu cümlelerinin altını çizmek isterim. Söz konusu cümleler, ortaya konulacak yeni, çığır açıcı faaliyet ve uygulamalarla hayata geçirilinceye kadar altı çizili olarak hafızamızda tekrar edecektir.

“Açık yüreklikle ve hiçbir komplekse girmeksizin şunu ifade etmeliyiz ki İslam'da mükellefiyetlik ve muhataplık bakımından hiçbir ayrım yoktur. İslam'da sınıfsal aidiyetler, etnik kimlikler, mensubiyetler kişilere bir üstünlük kazandırmaz. Bu tarz bir aidiyetliğin bir anlamı olmadığı gibi bunlara dayalı bir ayrımcılık yapmak ve ötekileştirici bir dil kullanmayı da asla İslam kabul etmez. Rabbimizin indinde haklar ve sorumluluklar açısından herkes eşittir ve değerin ölçüsü takvadır, sorumluluk bilincidir.”

Doğrusu önceleri farklı STK’larda, son dört yıldır da hali hazırda İSTEV Vakfı’nda sürdürdüğümüz, özellikle kadınların Kuran’ın anlamı üzerinden hayatı anlama, dünyayı ve günü yorumlamaya dair edebi ve felsefi içerikli çalışmalarımızın ülke sathına yaygınlaştırılmasını arzu ederiz. Elbette fikri özgürlüğümüz ve ifade özgünlüğümüzün dokusuna itina gösterilmek kaydıyla… 

Anlamın İzinde 1, 2 ve Diriler İçin Yasin adlı kitaplar da bir kadının Kuran’ı anlama çabası olarak var. Diyanet İşleri Başkanına bizzat takdim ettiğim Hiç Aylar, Üç Aylar, Ramazan adlı kitabım da… Fakat yıllar gösteriyor ki; dünyada ve ülkemizde kadının Kur’an’ı anlama çabası, -diğer pek çok konuda olduğu gibi- erkeğin Kur’an’ı anlama çabası kadar ve gibi değerli değil.

Bu mevzulara kıymet veren fakat sesleri çıkmayan istisnalar dışında “İşte üç beş kadın bir araya gelmiş, bir şeyler yapıyorlar, yazık, na’psınlar…” bakışıyla bakıldığının ve hatta kadınların kendilerinin kadın çalışmalarına bu gözle baktığının farkındayız. Yaptığınız iş yüksek olabilir. Kadın olmuş olmanız, ister istemez ürününüzün algılanışında size bir düşüş yaşatıyor. Başka bir konu daha var ki onu da şöyle ifade edebilirim. Kalbi ve samimi davranışın duygusallık yapılıyor yargısıyla önemsizleştirildiği bir çağda, kadının ortaya koyduğu fikir yüklü çabaların, çalışma ve eserlerin de aynı yargıyla fikirsiz sanıldığı ve bu nedenle sessizce geçiştirilerek “hanım kızımız bir şeyler yapmış” şeklinde algılandığının da farkındayız. Bir ara hakikaten olmayan ve özgün olduğuna inanılan bir çalışmayı, pek çok kişinin fetva makamı olarak saydığı bir hoca efendinin onayıyla halka sunma çabamız olmuştu. Bu nedenle çalışmamızı okumasını arzu etmiştik. Sağ olsun okudu, fakat değerlendirme aynen şöyle idi: “Hanım kızım tebrik ediyorum. Elinize sağlık çok güzel olmuş.” Bu değerlendirme tarzınız pilav yaptığımızdaki değerlendirme tarzına benziyor, diyemedim. “Tıpkısı ve aynısı!” diyemedim. Hâlbuki ağır fikri tartışmalara, sorgulamalara hazır gitmiştim. Bu ve buna benzer pek çok tecrübe yaşadık. Yaşamaya da devam ediyoruz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kitap okumak bizi bozar 28 Ağustos 2018 | 4.667 Okunma Senin şarkın ne? Veya türkün? 21 Ağustos 2018 | 3.451 Okunma Vicdan 14 Ağustos 2018 | 3.459 Okunma Yaz ve yazmak 07 Ağustos 2018 | 2.099 Okunma Biraz küselim 31 Temmuz 2018 | 2.105 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar