Muhalefetin yeni aracı: Kadına yönelik şiddeti savunmak…

2005 yılıydı sanırım. Adalet Bakanlığı’na bağlı Sivas Kadın Cezaevi’ne gittiğimde mahkumların çoğunluğunu kocalarını öldürenlerin oluşturduğunu görmüştüm....

Ortalama % 70’i diyebileceğimiz bir oranla. Yıllarca kendilerine eziyet eden kocalarını nihayet öldürmüşlerdi. Buradaki ‘nihayet’ onların ifadesiydi. Pişman oldukları tek şey bunu daha önce yapmamış olmalarıydı. Onlarca hikaye dinledim. Ve çaresizliği, kimsesizliği ve ağır şiddet ve işkence altında bir evlilik hayatı yürütmenin insan ruhunda açtığı yaraları gördüm…

Bırakın cezaevlerini kadın sığınma evlerindeki kadınları dinlediğinizde siz de “çaresizliği” hissedeceksiniz. Sıradan tartışmalar yüzünden yahut gördüğü az buz eziyet nedeniyle hiçbir kadın düzenini bozup devlete, polise sığınmaz. İzini kaybettirmeye, kendini unutturmaya çalışmaz! Ailesiz, güvencesiz kalmayı göze almaz. Kendisini hiç tanımadığı yabancıların arasında saklamaz.

Muhafazakar camiada bu konuda körlük hep vardı. Kadın sorunlarını konuşmak bir tabuydu. İslam ülkelerinde yaptığım çalışmada da aynı tabloyu gördüm. Kadın şiddetinin en ağır yaşandığı bölgelerde bile bu konuda çalışan bir tane sivil kuruluş dahi çıkartamadılar. Bu konu sol kesimdeki kadınların meselesiymiş, müphem bir Batı dayatmasıymış gibi baktılar. Ölüm getiren töreleri görmezden geldiler.

AK Parti bu ezberleri bozdu. Recep Tayyip Erdoğan’ın töre cinayetlerini önlemek için valilere, kaymakamlara gönderdiği genelgenin tarihi 2004’tür.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dedem Korkut mu, Hobbitler mi? 18 Ocak 2020 | 68 Okunma Arayış sürüyor. Buldum diyene dikkat! 11 Ocak 2020 | 2.965 Okunma Precht soruyor: Demokrasinin sonu mu geliyor 04 Ocak 2020 | 266 Okunma İdeal kadın müsabakası ya da hangi kadın! 28 Aralık 2019 | 106 Okunma Çağdaşlık demokrasi getirir mi, getirdi mi? 21 Aralık 2019 | 74 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar