İdeal kadın müsabakası ya da hangi kadın!

Türkiye’de kadın kimliğinin inşası ya da değişimi üzerinden yürütülen münakaşalar elbette yeni değil!

Batı karşısında kendimizi anlamaya çalıştığımız anda kadını da tartışmaya başlıyoruz. Kısacası son 200 yıldır bu tartışma ve itiş kakış hali sürüp duruyor. Yani mevzu ne İstanbul Sözleşmesi’yle başlıyor ne de sona eriyor.

Türkiye’nin kadın tarihine baktığımızda, en içte kadınların kendi hikâyelerini oluşturduğu süreci, ardından ülkenin hikâyesini ve en dış halkada da dünyadaki değişimleri gördüğümüz bir sarmal çıkıyor karşımıza. Birbirinden ayrılmaz katmanlardan oluşan bu sarmaldan soyutlanıp bir “modern kadın’’ ya da “dindar kadın’’ modeli çıkartmak mümkün değil. Olsa olsa hayal olur. Hakeza erkek için de durum farklı değil.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Siyaset felsefesinde kriz… 24 Ekim 2020 | 71 Okunma 21. yüzyılda nasıl bir siyaset 17 Ekim 2020 | 228 Okunma Torosyan’ın Acayip Hikâyesi 10 Ekim 2020 | 546 Okunma Amerika’nın kültürel kodları 03 Ekim 2020 | 123 Okunma Cumhuriyet’in en uzun 10 yılından kalanlar… 26 Eylül 2020 | 241 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar