ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Sevgili Nagehan Alçı algıda seçicilik mi yaptın biraz?

Erkek yazarlardan Alçı’ya itirazlar gelince Nagehan Hanım da köşesinden “Kadın okurlarıma ve özellikle kadın köşe yazarlarına buradan seslenmek istiyorum: Lütfen Youtube’dan “Neşeli Günler” ve “Gülen Gözler” filmlerini dikkatle yeniden izleyin” diyerek bir çağrı yaptı .

Ayşe Baykal
Ayşe Baykal Hürriyet
13 Ocak 2018 | 3.1 K

Erkek yazarlardan Alçı’ya itirazlar gelince Nagehan Hanım da köşesinden “Kadın okurlarıma ve özellikle kadın köşe yazarlarına buradan seslenmek istiyorum: Lütfen Youtube’dan “Neşeli Günler” ve “Gülen Gözler” filmlerini dikkatle yeniden izleyin” diyerek bir çağrı yaptı. 

Ben de Nagehan Hanım’ın çağrısına uyarak Youtube’dan filmleri izledim. “Her çağrıya cevap vermek zorunda mısın?” diyebilirsiniz ama ben de arada çağrı yapıyorum cevap gelmeyince insan kendini kötü hissediyor.

Ayrıca erkek yazarlara karşı hemcinsime destek olmam lazım değil mi? Varsa yanlış bir durum müdahale etmek lâzım dedim ve filmleri pür dikkat izledim.

İzledim izlemesine ama Nagehan Hanım’ın bahsettiği kadın düşmanlığını göremedim.  Kendisinin “Ben her bilinçli kadının, bu iki filmin, kadınları “ikinci sınıf insan” gören perspektifinden çok rahatsız olacağını biliyorum. Biz kadınlar, hangi görüşten ve hangi yaşam tarzından olursak olalım bu kahrolası kölelik düzeninin bir şekilde mağdurlarıyız. Lütfen bu noktada partiler arası siyaseti unutalım. Gelin kadınlar olarak erkeklerin iktidar kavgalarının aleti olmayalım. Başka konularda ayrışma yaşasak da erkek boyunduruğuna karşı kadın hakları için beraber hareket edelim” diyerek iddialı bir çıkış yapması üzerine  bütün imkanlarımı zorladım ama nafile. 

Az çok bilinçli bir kadın olduğumu düşünüyorum, kadın haklarıyla ilgili ne iktidarın ne muhalefetin kaygılarıyla hareket etmiyorum. Ama kadın dayanışması adına da Yaşar Usta’ya haksızlık yapmaya gönlüm elvermez. Çünkü ben iki filmde de yüreği sevgi dolu bir baba faktörü gördüm.

Hele neşeli günler filmden nasıl “kadını ikinci sınıf gören bir davranış çözümlemesi yaptı anlayamadım. Film, rahmetli Münir Özkul -Adile Naşit’in turşu suyu kavgasıyla başlıyor ve bu kurguyla devam ediyor. Her iki karakter de kavgalarında birbirine ağır sözler söylüyor ama eşit şekilde.  Şahsen ben, filmin çekildiği yılları düşündüğümde hele ki o dönem şartlarında olduğunu göz önüne alarak söyleyebilirim ki “mücadeleci ve kendini ezdirmeyen bir kadın modeli” görüyorum.

Devamını Oku