Adnan hocacık…

Milli Gazete’li miydik yoksa Akit’li günlerimizde miydi kesinlikle hatırlayamıyorum. Bir ramazan günü, o günlerde hocalığından bahsedilen Adnan, bizleri iftara davet etmişti. Görevlendirdiği bir kılavuzun eşlginde...

Milli Gazete’li miydik yoksa Akit’li günlerimizde miydi kesinlikle hatırlayamıyorum. Bir ramazan günü, o günlerde hocalığından bahsedilen Adnan, bizleri iftara davet etmişti. Görevlendirdiği bir kılavuzun eşlginde Silivri’nin yoluna koyulduk…

Kılavuzun içerideki yetkilileri haberdar ederek, etrafı korunaklı duvarlarla çevrili uçsuz bucaksız bir araziye girdiğimizde, gözümüze ilk çarpan manzara, bizleri istikbale gelen Adnancı ekip oldu. Bila istisna hemen hepsi Ayhan Işık’tan kopyalanmış sinekkaydı tıraşlı, pırıl pırıl parıldayan erkek güzelleri…

Dişi bir sineğin olsun, ne sesi duyuluyor, ne de soluğu hissediliyor!...

Adnan beyin ‘Adnan hoca’ kimliğiyle Müslüman dünyasında kendine yer edinmeye başladığı günlerdi. Her kanaat önderinin kendine özgü çevre edinme usul ve felsefesi gibi, tabii ki, Adnan’ın da olacaktı. Okumuş ve zenginleşmiş modernist batıcıların dünyasını kendine çalışma zemini olarak seçmiş…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeşil kapitalizm… 21 Mart 2019 | 34 Okunma Cumhuriyet ve sayılar… 18 Mart 2019 | 29 Okunma Moda belası… 14 Mart 2019 | 260 Okunma Bir avuçta beş parmak… 11 Mart 2019 | 24 Okunma Harama yakın – haramdan uzak… 07 Mart 2019 | 81 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar