Türk hekimlerini kime emanet edeceğiz?

Pardon, hekimliğin bir cilvesi daha var, şiddete maruz kalıyorsun. Hastayı iyi ettiğin zaman senden iyisi yok, olur da iyileşmez, ölürse, koru kendini.

Herhalde hiç kimse bu dönemdeki kadar doktor olmadığına şükretmemiştir. Hiçbir zaman kolay bir meslek olmadı. Herkesinkinden çok daha uzun yıllar süren eğitim süreleri, üzerine eklenen ihtisaslar, mecburi hizmetler, bu kadar sürenin sonunda epey ileri yaşlara kadar ancak orta karar bir yaşam sürmene yetecek bir kazanç, gecesi gündüzü olmayan iş hayatı... Hani hayata bir kere geldiğimiz düşünülürse, insanın bir meslek uğruna yaşamından bu kadar feragat etmesi hiç akla mantığa uygun gelmiyor. Ama neyse ki bu tür bir hesaba kitaba girmeden insanları iyi etmeye baş koyan çılgınlar var da o eğitimleri, o sıkıntıları, o çalışma sürelerini göze alıyorlar.

Bir zaman önce olsa derdim ki bunun karşılığında da ama, manevi olarak çok tatmin oldukları, toplumun gözünde “kutsal görülen” bir işleri var hiç değilse, bu da az şey değil. Çok saygı görüyorlar, insanlar onlara şükran duygularıyla yaklaşıyor, yaptıkları fedakârlıklar boşa gitmiyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İstanbul Tiyatro Festivali’ni beklerken 19 Ekim 2020 | 33 Okunma Bir şeyler değişiyor 15 Ekim 2020 | 99 Okunma Kadın sinemacıların ayak sesleri 12 Ekim 2020 | 68 Okunma Tanıdık hikâyeler, yaşayan karakterler 08 Ekim 2020 | 37 Okunma Kontrollü ve özenli festival 05 Ekim 2020 | 37 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar