Tanıdık hikâyeler, yaşayan karakterler

Bir film izlerken az çok kendi dünyasıyla bağ kurmak her seyircinin hoşuna gider diye düşünüyorum. Hani perdede bire bir benim dertlerim olmak zorunda değil de, arada birisi de bir yerinden tutsa fena mı olur? Yana yakıla iyi...

Bir film izlerken az çok kendi dünyasıyla bağ kurmak her seyircinin hoşuna gider diye düşünüyorum. Hani perdede bire bir benim dertlerim olmak zorunda değil de, arada birisi de bir yerinden tutsa fena mı olur? Yana yakıla iyi yazılmış kadın karakter görmek neden bu kadar zor sinemamızda diye söylenmemizin sebebi de biraz bu. Ya hiç yoklar ya da erkeğin hayatının bir kenar süsü ya da başındaki büyük belanın (misal yaratamamak) müsebbibi olarak boy gösteriyorlar. Kendilerine ait doğurmak-doğurmamak dışında bir meseleleri yok, ya menopoz ya kısırlık ya kürtaj olmadı postpartum depresyonla uğraşıyorlar. Hani böyle olacaksa hiç olmasın dediğin...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnternetsiz hayat ve eşsiz anlayış 02 Aralık 2021 | 41 Okunma Kara Cuma’larda kimi azarlıyoruz? 29 Kasım 2021 | 60 Okunma Kadın cinayetlerine mülteci gerekçesi 25 Kasım 2021 | 53 Okunma Hayali kasaba, gerçek ülke 22 Kasım 2021 | 68 Okunma Su yolunda kırılanlar ve “Yargı” 18 Kasım 2021 | 71 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar