Sınırları havaya uçuran kalp

Bazı filmler var, insan bütün detayları unutsa da onu izledikten sonraki duygusunu unutmuyor. Sinemadan çıktığı anı (evet, sinemada film izlediğimiz günler), karanlık salondan İstiklal Caddesi’ne adım atarkenki...

Bazı filmler var, insan bütün detayları unutsa da onu izledikten sonraki duygusunu unutmuyor. Sinemadan çıktığı anı (evet, sinemada film izlediğimiz günler), karanlık salondan İstiklal Caddesi’ne adım atarkenki dalgınlığını (hem de Beyoğlu’nda), perdeye bakıp bakıp gülümsediği ya da hüzünlendiği anları yıllar geçse de beraberinde taşıyor. Hayatında gördüğü en iyi film olması gerekmiyor, bu bir duygu sahiden. Ve benim için “Gitmek: Benim Marlon ve Brandom” böyle bir film. Tekrar izlersem büyüsünü bozmaktan korkacağım kadar böyle bir film.İzleyip yağmurlu bir İstiklal Caddesi’ne çıkışımı dün gibi hatırlıyorum. Senaristi ve başrol oyuncusu...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sanat için bu mübah değil 22 Şubat 2021 | 120 Okunma Doğan Hoca’ya veda 18 Şubat 2021 | 70 Okunma Hamlet’in ölüleri dile geliyor 15 Şubat 2021 | 43 Okunma Sınırları havaya uçuran kalp 11 Şubat 2021 | 84 Okunma Sevgililer Günü için çok özel bir hizmet 08 Şubat 2021 | 65 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar