“N’apalım, ben böyle görüyorum”

'Yaramaz, yaramayan, yaraşmayan, yalvarmayan, yaralı'. Kendisini bu sıfatlarla tanımlıyordu, yazdığı “online günlük”ün sayfalarında. Ted Koleji’nde ilkokul ikideyken müdire hanım sınıfa girmiş...

'Yaramaz, yaramayan, yaraşmayan, yalvarmayan, yaralı'. Kendisini bu sıfatlarla tanımlıyordu, yazdığı “online günlük”ün sayfalarında. Ted Koleji’nde ilkokul ikideyken müdire hanım sınıfa girmiş, “Akıllı, uslu ve çalışkan öğrenciler arasından dört adet yavrukurt seçmenizi rica ediyorum” demişti karşısında el pençe divan duran öğretmene. Öğretmen sormuştu: “Kim ister yavrukurt olmak?” Bütün sınıf parmak kaldırmıştı. İşte o “yaramaz, yaramayan, yaraşmayan, yalvarmayan, yaralı çocuk” Civan da kaldırmıştı. Öğretmenden acısını hayat boyu unutmayacağı ilk dayağını yedi o gün: “Sen akıllı, uslu çalışkan mısın da parmak kaldırıyorsun?! Kendini bil!”. Kendini hep bildi, hiçbir zaman “akıllı, uslu” olmadı. İyi ki. Civan Canova oldu. Çok alçakgönüllü, çok kırılgan, çok özel bir adam oldu. Müthiş roller oynadı, çok iyi oyunlar yazdı, bir zaman sonra fırçayı aldı eline, hayata bu kez de renklerle anlam kattı.2006 yılında “Eve Dönüş” ile Altın Portakal En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldığında kendisi hakkında yazdığım bir yazı vesilesiyle tanışmıştık Civan Canova ile, sonrasında da Gümüşlük’teki sade hayatına tanıklık etme, ne kadar başka bir insan olduğunu görme şansım oldu. O yazıda...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mikroçip cezaları ne olacak? 02 Şubat 2023 | 46 Okunma Erkek şiddeti nerede başlıyor? 30 Ocak 2023 | 160 Okunma Tek kullanmlk hayat 26 Ocak 2023 | 79 Okunma Gidişi de sıra dışı 23 Ocak 2023 | 118 Okunma İki taraf da doğru değilse 19 Ocak 2023 | 75 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar