İstanbul Tiyatro Festivali’ni beklerken

Pandeminin neden olabileceği seyahat engelleri göz önüne alınarak yerli oyunlara ağırlık veren bir program hazırlanmış bu yıl.

Bir insanın yaşadığı şehirle bağ kurmasını sağlayan çeşitli faktörler var. Benim için özellikle uzun yıllar istikrarını sürdüren festivaller bunların en önemlilerinden biri. Kendi ilk gençlik yıllarıma dönerek konuşursam da bu alanda İKSV’nin rolünü yadsıyamam. Biz gözümüzü İKSV’nin düzenlediği Sinema Günleri’yle açtık, sonra içinden yeni yeni festivaller çıktı, bir de baktık her sanatın bir dönemi var. İşte bahar Film Festivali’yle geliyor, yaza Klasik Müzik’le başlayıp Caz’la devam ediyoruz, vs. vs.

Pandemide bu takvim şaştı tabii ama bizi filmle de müzikle de tasarımla da öyle veya böyle buluşturmayı başardılar, başarıyorlar, şapka çıkarıyorum kendilerine. Ama açıkçası tiyatrodan fazla umudum yoktu ki, onun da müjdesi geldi. 24. İstanbul Tiyatro Festivali, 14 Kasım’da başlıyor. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnternetsiz hayat ve eşsiz anlayış 02 Aralık 2021 | 41 Okunma Kara Cuma’larda kimi azarlıyoruz? 29 Kasım 2021 | 60 Okunma Kadın cinayetlerine mülteci gerekçesi 25 Kasım 2021 | 53 Okunma Hayali kasaba, gerçek ülke 22 Kasım 2021 | 68 Okunma Su yolunda kırılanlar ve “Yargı” 18 Kasım 2021 | 71 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar