Hayatın sahneye yansıması

Pandeminin hayatımızın pek çok alanını esir alırken tiyatroyu tüketememesini hayranlıkla karşılıyorum gerçekten. Hem de burada saymakla bitiremeyeceğim onca olumsuzluğa, en önce maddi yüklere, destek...

Pandeminin hayatımızın pek çok alanını esir alırken tiyatroyu tüketememesini hayranlıkla karşılıyorum gerçekten. Hem de burada saymakla bitiremeyeceğim onca olumsuzluğa, en önce maddi yüklere, destek yoksunluğuna rağmen. İşin en umut verici tarafı da bu ülkeye ve bu zamana dair dertlerin anlatıldığı yerli metinlerin çoğalması ve dolaysızca seyirciyle buluşması. Bu yüzden tükenmiyor bu sık sık helvası kavrulmaya niyetlenilen sanatın ömrü diye düşünüyorum. Her alana, her şarta bir şekilde ayak uydurmayı beceriyor.Şu sıra mesela bolca tek kişilik oyun çıkıyor seyirci karşısına ki bu hiçbir zaman bu kadar haklı sebeplere dayanmamıştı. Az kişiyle prova yapılabiliyor, kolayca turneye çıkılabiliyor, her temsilde bir sürü insanın sağlığı tehlikeye atılmamış oluyor. Bir de galiba bu doğrudan, bu bire bir ilişkiye seyircinin de ihtiyacı var bu dönem. Kendisini içine dert olan bir konuda bir dostuyla sohbet etmiş gibi hissediyor, aklından geçenlerin sahneden yüksek sesle dile getirilmiş olmasından dolayı bir rahatlama duygusuyla çıkıyor salondan.Tiyatromuzun üretken yazarlarından Özen Yula’nın İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelediği tek kişilik oyunu “Hayat Der Gülümserim” mesela...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Taksi durağında bir gece 23 Mayıs 2022 | 144 Okunma Güç bir yaşam, geç bir tanışma 19 Mayıs 2022 | 58 Okunma Romantik komedinin ayağı yere basanı 16 Mayıs 2022 | 110 Okunma Doğal afet ne kadar doğal? 12 Mayıs 2022 | 47 Okunma Anneleri hatrlatan motifler 09 Mayıs 2022 | 69 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar