Dümbüllü’nün kavuğu hak eden başta

Bu kadar özveriye ve çabaya kavuk ya da çok istiyorsanız takke, ne fark eder, bir sembol bu hakkı mıydı diye sorgulamak asıl haksızlık.

Her zaman bir sürü engele, soruna, yükümlülüğe ‘rağmen’ yapıldığı bir sır olmayan tiyatromuz Kovid-19 dünyayı sarsmaya başladığından beri iyice zor zamanlar geçirmekte. Sabit sahnesi olmayan tiyatro emekçileri geçim derdi yaşıyor, salon sahibi olanlar buna ilaveten bir de pandemi falan dinlemeyen giderlerle baş başa. Avrupa yakasının az sayıdaki sahnelerinden TOY İstanbul’un kapanma haberini aldık geçen hafta. Maalesef sırada başkaları olmasından korkmak için yeterli verimiz var. Hal böyleyken tiyatrosunu ayakta tutmak için bin türlü özveride bulunanlara bir kez daha şapka çıkarmak gerekiyor galiba. Ya da işte başlarına bir taç, bir kavuk, takdir edildiklerini, fedakârlıklarının, emeklerinin görüldüğünü belirten bir sembol takarak teşekkür etmek.

Doğal olarak sözü Şevket Çoruh’a getirmek, niyetim. Ben bu satırları yazarken henüz somut olarak devralmasa da siz okurken Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle İsmail Hakkı Dümbüllü’nün kavuğunu Rasim Öztekin’den devralarak tiyatromuzun altıncı “kavuklusu” olacak Şevket Çoruh’a. Kavuğun yeni emanetçisi olacağı duyurulduğundan beri bunu hak edip etmediği tartışılan Şevket Çoruh’a.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir şeyler değişiyor 15 Ekim 2020 | 98 Okunma Kadın sinemacıların ayak sesleri 12 Ekim 2020 | 67 Okunma Tanıdık hikâyeler, yaşayan karakterler 08 Ekim 2020 | 35 Okunma Kontrollü ve özenli festival 05 Ekim 2020 | 37 Okunma Paylaşarak çoğalan minimal sezon 01 Ekim 2020 | 33 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar