Bozulmamış bir ada: Leros

Leros’a gelmeye karar vermeden önce okuduğum bütün gezi yazıları, buranın Türk turistlerin pek tercih etmediği bir ada olduğunu söylüyordu. Turgutreis’ten bir saatten biraz fazla süren feribot yolculuğuyla hop diye...

Leros’a gelmeye karar vermeden önce okuduğum bütün gezi yazıları, buranın Türk turistlerin pek tercih etmediği bir ada olduğunu söylüyordu. Turgutreis’ten bir saatten biraz fazla süren feribot yolculuğuyla hop diye gelinen bir ada için şaşırtıcı bulmuştum bunu, nitekim o yazılardan bu yana köprünün altından çok sular akmış görünüyor. Misal, bence kalınacak yerlerden en sakini ve en hoşu, 2-3 tane tavernası ve mis gibi deniziyle rüya koy Alinda’nın, cırcır böceklerinin bile sustuğu akşam saatini denizin ortasında bir tekneden gelen hangi ses bölüyor dersiniz? Allah için hiç de sessiz olmayan ‘Sessiz Gemi’, Hümeyra da değil, Ayla versiyonu üstelik.

“Neyse,  ‘Ankara’nın Bağları’ da olabilirdi bu saatte” diyorsunuz, ertesi gün Pandeli’de normalde hiç müzik çalmayan plajda duyulan tek ses “Kovaladıkça kaçan, ateş böceği misin?” Özetle, keşif tamamlanmış, şemsiyelere Türkçe notlar asılmış, rahat edebiliriz. Ve fakat, hâlâ tam bozulmayan sükuneti, doğası, denizi ve insanlarının dikkat çeken cana yakınlığıyla geleni tam ‘oralı’ değilse de, muteber misafir gibi hissettiren bir ada, Leros... Hani hâlâ “Yunanlılar bizi seviyor mu?” gibi tereddütleriniz varsa, kendinizi Türkiye’deki pek çok turistik yerden daha çok ‘seviliyor’ hissedeceğinizi garanti edebilirim.

‘Deniz de, yemekler de güzel’

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
O ev hepimizin, yakamazsınız 22 Nisan 2019 | 404 Okunma Üç kız kardeşin hikâyesi 18 Nisan 2019 | 57 Okunma Olanak yoksa dayanışma var 15 Nisan 2019 | 17 Okunma Hadi birlikte ciyaklayalım 12 Nisan 2019 | 27 Okunma Zalimlik sanatına karşı iyilik sanatı 11 Nisan 2019 | 24 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar