ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Bu kez zarafet kazansa

Ekonomik darboğazların en çok kültür ve sanatı vurduğunu bilerek elimizde kalanlara gözümüz gibi baktığımız bir dönemde, haftaya kalp kıran bir haberle başladık: !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin yaratıcıları Serra Ciliv ve Pelin Turgut ‘!f dostları’na bir veda mektubu yollamıştı .

Asu Maro
Asu Maro Milliyet Gazetesi
18 Ekim 2018 | 4.1 K
Ekonomik darboğazların en çok kültür ve sanatı vurduğunu bilerek elimizde kalanlara gözümüz gibi baktığımız bir dönemde, haftaya kalp kıran bir haberle başladık: !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin yaratıcıları Serra Ciliv ve Pelin Turgut ‘!f dostları’na bir veda mektubu yollamıştı. Mail yoluyla elbette ama hem üsluplarındaki zarafetin yarattığı ‘nostalji’ duygusundan hem de sona eren on yedi yıla ilk gününden beri tanıklık etmiş olmaktan, bende mektup etkisi yarattı.

“Eğer bu mesajı okuyorsanız, !f istanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin kurucuları ve direktörleri olarak geçirdiğimiz son on yedi yıl içinde yollarımız kesişmiş; fikirlerinizle, işbirliğinizle ve tabii dostluğunuzla !f’in !f olmasına büyük destek vermişsiniz demektir” diye başlıyordu mektup. Kimseyi suçlamadan, nezaketle veda ve teşekkür ediyordu.

Adı Beyoğlu AFM Fitaş olan salonda “AFM Bağımsız Film Festivali” olarak başladığı güne gitti aklım, 2002 imiş demek. Bu kadar uzun ömürlü olacağını, İstiklal’de tek sinemadan Türkiye’nin üç büyük kentine yayılacağını, !f2 adıyla doğurup Adıyaman’dan Batman’a, Kastamonu’dan Diyarbakır’a 33 şehirde 50’den fazla noktada eş zamanlı film gösterimleri yapacağını, uluslararası yarışmalara, Sundance Enstitüsü ile ortak Senaryo Lab’ine, Yeni Film Fonu’na ulaşacağını tahmin etmek mümkün değilmiş.

Henüz yirmilerinde iki kadının ellerinde, onlarla birlikte, gözümüzün önünde büyüyüp serpilmiş. Ciliv ile Turgut’un dediği gibi “güçlü bir anlam dünyası yaratmış”.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER