Bu çılgın proje bizi mahvedecek

Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ın Yüce Meclis’in davetiyle darbe komisyonunda ifade verdikten hemen sonra gözaltına alınması, sadece demokrasi açısından bir felaket değil, aynı zamanda...

Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ın Yüce Meclis’in davetiyle darbe komisyonunda ifade verdikten hemen sonra gözaltına alınması, sadece demokrasi açısından bir felaket değil, aynı zamanda akla ziyan bir durum. Kışanak da diğer belediye eş başkanı Fırat Anlı da Kürt siyasi hareketi içinde “makul” ve “sağduyuyu” temsil eden isimler. Uzlaşmacı, medeni insanlar. HDP’nin yüzde 73 oy aldığı bir yerde halkı doğrudan temsil eden insanların gözaltına alınması, nasıl bir stratejiyle açıklanabilir? Hangi devlet nasıl bir ruh haliyle bunu yapar? Sanırım strateji ortada. Putin’in Grozni’de yaptığına benzer bir bastırma harekâtı. Kürtleri ve diğer muhalif kesimleri olabildiğince ezmek, Kürt şehirlerini fiziken değiştirmek, CHP’yi izole etmek, internetten sokağa, sosyal direnç alanlarını zayıflatmak ve sonunda başkanlık seçimlerine gitmek. Tam anlamıyla bir çılgın proje! Peki, devlet aklı?

Birileri o 8 saat boyunca karşılıklı bakışıp portakal suyu ve çay içilen MGK toplantılarında çıkıp böyle bodoslama gitmenin uzun vadede Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü tehdit ettiğini anlatmıyor mu? Hiç mi tarih bilinci, dünya okuması yok bu toplantılara katılan bıyıklı göbekli amcaların? Hani, “Şırnak’ı, Nusaybin’i, Cizre’yi insansızlaştırırsak bile bir kuşak sonra başımıza daha büyük bir Kürt sorunu çıkar” gibisinden bir değerlendirme yapan da yok mu? Muhtemelen yok. Devlet denilen tuhaf aygıt, akılcı parametrelerle işlemez.

Fazla kutsanacak bir yanı da yoktur. Ankara’da 4 yıl yaşadım, yıllardır da gazeteci olarak her türlü bürokrasiyle hemhal olmuş biriyim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Devlet aklı diye ulvi bir zekâ yok. Ara sıra kısa dönemli parlak fikirleri olan birilerinin sözü dinlendiği oluyor. Nadiren.

Ancak ekseriyetle vasatın hâkim olduğu, evet efendim-sepet efendim’in ödüllendirildiği yerlerdir bu devletin basamaklarını oluşturan kurumlar, bakanlar, bürokratlar. “Devlet aklı” yerine daha basit, daha primitif refleksler var. Alevilere, Kürtlere ve artan bir biçimde AKP’li olmayanlara kötü gözle bakan, her daim tutuklama ve operasyondan yana, dar ufuklu, yaratıcılığı olmayan, ezikliğini zorbalıkla kamufle eden, gezegenden kopuk yaşayan, dünyayı anlayamayan kurumlardır bunlar. Ara sıra toplumda bir pırıltı belirdiğinde de buna kuşkuyla bakarlar...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yaklaşan facia 06 Eylül 2018 | 19.971 Okunma Yalancı bahar mı ikinci bahar mı? 30 Ağustos 2018 | 13.659 Okunma Bu mu devlet aklı? 26 Ağustos 2018 | 15.942 Okunma Lale Devri bitti! 23 Ağustos 2018 | 14.765 Okunma Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter 19 Ağustos 2018 | 10.271 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar