Arslan Tekin
Arslan Tekin Yeniçağ

Türkçenin hâli

14 Eylül 2017 | 54

Türk dilinin sadeleştirilmesi, kimse zannetmesin ki, Cumhuriyet'le birlikte başladı... Çok öncesi var. Eski Türk Yurdu dergilerini, eski Dergâh dergilerini karıştırın "Türkçeleştirme"yle, harflerin ıslâhıyla alâkalı bir yığın teklifle karşılaşırsınız. Öyle teklifler ki, bilinmeyen, ilk defa uydurulan kelimeler olduğu için, bu dergileri Osmanlı yazısından aktarırken çeviremedik bile... Bir kurumun başındaki dilci profesör arkadaşa metinleri göndermiş, bakmasını istemiştim. Arkadaş, kızgın bir hâlde: "Kafadan uydurmuş; böyle de okunur, şöyle de okunur." demişti. 

Türk Dili dergisinin son sayısında Prof. Dr. Hamza Zülfikar Hoca bu defa "Türkçenin Bazı İncelikleri"ni yazmış. Hoca, yıllar yılı Türkçenin meseleleri üzerine kafa yorar ve "doğru"yu göstermek ister. (Yalnız, Hoca'nın bazı  "uydurma" kelimelere rağbeti beni rahatsız eder. Bu şerhimi de düşmüş olayım!)  İkazları son derece yerindedir. Çok önce de yazdım... Her yayın organı bir "dil mütehassısı"nı bünyesinde bulundurmalıdır. Lisansüstü çalışma yapanlar tercih edilmelidir. Haber merkezlerinde çalışanlar tecrübe kazanmakla beraber, bir dilciye ihtiyaç duyuluyor. Gazeteciliğin hemen her kademesinden geçtim. Yıllarca haber merkezinde de çalıştığım için biliyorum. (Ayrıca musahhihler de vardı(r). Masalarında imlâ kılavuzu olurdu. Sık sık bakarlar, kelimenin doğrusunu bulurlardı.)

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER