“PKK'yı devlet kurucusu yapmak!”
Bugünkü Açılım sürecinin birinci açılımdan dazla bir farkı yoktur. O zaman Oslo’da PKK ile masaya oturulmuştu, şimdi de “kurucu önder” sıfat verilen Abdullah Öcalan ile pazarlık...
Bugünkü Açılım sürecinin birinci açılımdan dazla bir farkı yoktur. O zaman Oslo’da PKK ile masaya oturulmuştu, şimdi de “kurucu önder” sıfat verilen Abdullah Öcalan ile pazarlık yapılıyor.
O zaman da yeni bir Anayasa’dan söz ediliyordu şimdi de...
Anayasa, bir devletin hangi temel üzerinde kurulduğunu gösteren kurucu iradeyi bünyesinde taşır. Kurucu felsefenin değişmesi için yeni bir kurucu irade gerekir! O zaman da eski devlet tarihe karışır, yeni bir devlet kurulur.
Selahattin Demirtaş, BDP Genel Başkanı iken, “Bir kurucu meclis ruhuyla ülkenin hak ettiği gerçek halk anayasasına, sivil anayasaya kavuşacağı ve herkesin kendini eşit yurttaş hissedeceği Türkiye’yi yaratma adına parlamentoya giriyoruz” demişti.
Abdullah Gül de “Meclise geldikten sonra her siyasi parti, her siyasi çizgi ve her milletvekili, ortak geleceğimiz, sorunlarımız ve umutlarımız adına kendi tezlerini ortaya koyacaktır” diye konuşmuş ve “Esnek bir Anayasa”dan bahsetmişti.
“Esnek”ten kasıt, kurucu iradenin esnetilmesidir.