Ne aceleniz var?

Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen bu hafta 'Ne aceleniz var?' başlıklı yazısını kaleme aldı.

Gazze’de herkesin acelesi var. Bombardıman sürdükçe siviller can veriyor. Sivil ölümleri dursun diye acele ateşkese ihtiyaç var. 

Netanyahu’nun acelesi yok. 

Gazze’de hastanelerden ölüm tuzakları kuruluyor. Hastalar ve yaralılar İsrail bombalarıyla can vermesinler diye acil ateşkes lazım.

Netanyahu çağrılara kulak asmıyor. Onun ateşkese ihtiyacı yok. 

Gazze’de kadınlara, çocuklara gökten ölüm yağıyor. İsrail saldırılarının hedefi kadınlar ve çocuklar. Daha fazla çocuk ölmesin, daha fazla kadın can vermesin. Çağrıda bulunuyorlar: Acele ateşkese ihtiyaç var.

Netanyahu kulak asmıyor. Onun ateşkese ihtiyacı yok.

Gazze’de okullar ölüm saçıyor, çocuklar ölüyor. Çocuklar ölmesin diye acele ateşkese ihtiyaç var. Netanyahu kulak asmıyor. Onun ateşkese değil zamana ihtiyacı var. Onun daha fazla kadın, çocuk, yaralı, hasta öldürebilmek için zamana ihtiyacı var. “Pişkin pişkin” sırıtıyor:

Ne aceleniz var canım? Gazze’de mazlumların acele ateşkese; zalimlerin, daha fazla sivil, yaşlı, hasta ve çocuk öldürmek için zamana ihtiyaçları var.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) çatışmalarda İsrail tarafından Filistinlilere soykırım uygulandığı suçlamasıyla açılan davayı esastan görüşmeye karar verdi. Bu adım UAD’nin davayı kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail’in Güney Afrika’nın iddialarına karşı soykırım definde bulunması bekleniyordu. Böylelikle İsrail’in soykırım suçlamasından aynı ithamla cevap vererek sıyrılması bekleniyordu. Bu oyun suya düşmüştür. UAD, Güney Afrika’nın soykırım konusunda makul iddialar öne sürdüğünü söyleyerek davayı kabul etmiştir. Mahkeme bu kararıyla kendini ve dünya kamuoyunu aklamıştır. Netanyahu soykırım iddiasına soykırımla cevap verme oyunu tutmayınca ateşkesi mümkün olduğu kadar geciktirerek kadın, çocuk katilliğine biraz daha devam etmeyi denemektedir. Şimdi mesele ölümlerin bir an önce durması, bir an önce ateşkesin devreye girmesidir. 

UAD’nin son kararı İsrail saldırılarını durdurmak açısından büyük bir anlam taşıyor. Şimdi duruşmanın bu aşamasından 1948 kriterleri tartışma konusu olacak, soykırımın unsurlarının gerçekleşmediği öne sürülecektir. Fakat daha bugünden UAD İsrail’in davranışlarından bir ırkın varlığına, dinine, diline son vermeye yönelik kasti hareketlerde bulunduğunu öne sürebilecektir. İsrail’in yavuz hırsız misali soykırımın mağduru olduğunu ileri sürerek ortada dolaşması artık o kadar kolay olmayacak.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mutluluk mecburiyeti 20 Şubat 2024 | 132 Okunma İşin özü 18 Şubat 2024 | 111 Okunma Tehlikeli kavga 13 Şubat 2024 | 261 Okunma Kader mi? 11 Şubat 2024 | 128 Okunma Biat etmeyene hayat yok 09 Şubat 2024 | 201 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar