Irkçılık Belası ve Müslümanlar

Müslümanlar her geçen gün giderek parçalanıyor ve daha da küçülüyorlar. Bunun başlıca sorumlusu kendileri. İçlerine düşen ırkçı kurt kemirdikçe kemiriyor. Bu belânın...

Müslümanlar her geçen gün giderek parçalanıyor ve daha da küçülüyorlar. Bunun başlıca sorumlusu kendileri. İçlerine düşen ırkçı kurt kemirdikçe kemiriyor. Bu belânın farkına varılmadan sürekli azgınlaştırılıyor. Kendini kemiren kurdu besliyorlar, hayata tutunduruyorlar., ama kendileri küçülüyorlar.

Her kavim, her ırk mensubu kendini kutsuyor azizleştiriyor. Kendinden başka bir başkasını görmüyor. Dünyayı kendinden ibaret sayıyor.

Türkiye Müslümanları Anadolu’ya sıkışmış büyük bir birikimin ve geçmişin küçük bir toplamı. Kavimler ve topluluklar var.

Türkiye Cumhuriyeti ideolojisi ırk eksenli. Kuruluşunda İttihat ve Terakkî masonik ve Yahudi destekli bir oluş. Bu, büyük ideali küçültme, daraltma ve sınırlamadır. Bu devletin temelinde gerek düşüncede ve gerekse ekonomide en etkin olan ruh. Bu yapı oluşturulurken Misak-ı Milli ile daraltılmış sınırlar içine sıkıştırılmış. Buna da razı olunmuş. Hiç yoktan iyidir anlamında. Bu yapı bir yere kadar taşınabilindi. Bugün için yaklaşık kırk yıldır büyük bir savaş sürüyor. Daha da küçülmenin girişimi. Bunu idrak edemeyenler hâlâ ırkî bakışlılıktan kendilerini kurtaramıyorlar.

Irak’ta 1990’lı yılların başında başlayan ve artık sona gelinen bir süreçle baş başayız. Ve artık yeni bir ırk devletçiği daha oluşturuluyor. Kürt ırkı eksenli bir oluş.

Müslümanların başının belâsı olan küçülmelerin yeni bir sonucudur bu. Sadece onlar mı, Arapların içinde bulunduğu durum hiç de farklı değil. Arap birliği tutkusu da aynı.

Türkçü ırkçılar bu ayrışmayı hızlandıran bir tutum içinde. Türkiye’nin ne yazık ki geldiği son durum da bu. Yani ve hâlâ ırk merkezli bakışlarını bir kenara atamıyorlar. Uçurumu büyüyor giderek. Savaşlar baskılar ve öldürmemeler hiçbir zaman bitmiyor, pıtrak gibi bitiyor. Geçmiş zamanda üç ila beş yüz militandan söz ediliyordu. Sürekli onların köklerinin kazındığı ve kazınacağından bahsediliyordu. Gelinin durum hiç de öyle olmuyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kişi Değil Dava ve İnanç Bağlılığı 27 Aralık 2017 | 139 Okunma Sevgi İle Nefret Arasında ya da Uçurumunda 25 Aralık 2017 | 64 Okunma Kuşku ve Korku 22 Aralık 2017 | 69 Okunma Zamanın Hızında 20 Aralık 2017 | 61 Okunma Irkçı Emperyalizme Karşı Ortak Ses ve Maduro 18 Aralık 2017 | 62 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar