Türk romanında eksik olan

Roman, bence edebiyatın insanı, çevresini, insanın kendisi, doğa ve tarihle olan ilişkisini anlatmaya en elverişli türüdür.

Çünkü yazarın önünde bunları anlatabilecek hem yatay hem dikey geniş bir alan vardır. Bu geniş alanda istediğinde eksiltme ve özetleme, istediğinde detaylı tasvir ve tahliller yaparak, metin üzerinde serbestçe at koşturabilir. Oysa aynı imkânı, örneğin bir öyküde ya da şiirde bulamayız. Söz konusu türler romana göre sınırlı bir alana sahiptir. Yazarın/ şairin kelimeleri, cümleleri serbestçe ve cömertçe kullanması mümkün değildir. Romanda geniş zaman dilimlerine, dolayısıyla daha çok mekâna ve kişiye açılmak imkânı varken, öyküde ân ya da ânlar önemlidir. Hele şiir tamamen âna odaklı ve dikey ilerleyebilen bir türdür. Buradan, şuraya gelmek istiyorum:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İyi roman bir girdaptır 17 Şubat 2020 | 182 Okunma Şu hayalkârın bize yaptığı! 10 Şubat 2020 | 41 Okunma Hepimiz bir Godot bekleriz… 03 Şubat 2020 | 81 Okunma Virginia Woolf, kalabalık, parçalanma, ç 27 Ocak 2020 | 197 Okunma Yaşasın yeraltı!.. 20 Ocak 2020 | 63 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar