Thomas Bernhard’ın Bitik Adam’ı

Kimi kez evde, kimi kez bir çınarın altında, kimi kez de ormanlarla çevrili bir gölün kenarında oturup okudum Bitik Adam’ı. Düşünüyorum da bir kaçış benimki; bilmek ve duymak istemediklerimden bir...

Kimi kez evde, kimi kez bir çınarın altında, kimi kez de ormanlarla çevrili bir gölün kenarında oturup okudum Bitik Adam’ı. Düşünüyorum da bir kaçış benimki; bilmek ve duymak istemediklerimden bir kaçış. Kitaplara bu nedenle kapanıyorum galiba. Kulaklarımı kitapların dünyasından gelen hayalî seslere, gözlerimi oradaki görüntülere dikerek hayatın saldırılarını bertaraf ediyorum. Dolayısıyla okumak ya da yazmak, bir unutuş bence, bir rüya hâli, bir uyku… Baştan söyleyeyim, monoton ve oldukça ağır tempoda ilerleyen bir roman Bitik Adam. Kesintisiz bir monolog ve iç konuşma. Eser, Wertheimer adlı müzisyen bir arkadaşının intiharından ve cenaze töreninden sonra onun yaşadığı av evini ve yazdığı notları görmek için Wankham’a giden anlatıcının bir lokantada ve otelde kaldığı kısa süre içinde, 28 yıl önce aynı okulda müzik eğitimi aldıkları Glenn Gould ve Wertheimer’e dair kendi deyişiyle ‘denememsi’ (s. 78) düşünce ve yorumlarından oluşuyor. Anlatıcının biteviye süren monoloğu, sık sık tekrar edilen yorumları, ağır tempo ve karamsar hava doğal olarak sıkıyor okuru. Bir macera romanı ya da bir aşk öyküsü değil Bitik Adam.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İyi roman bir girdaptır 17 Şubat 2020 | 133 Okunma Şu hayalkârın bize yaptığı! 10 Şubat 2020 | 32 Okunma Hepimiz bir Godot bekleriz… 03 Şubat 2020 | 55 Okunma Virginia Woolf, kalabalık, parçalanma, ç 27 Ocak 2020 | 150 Okunma Yaşasın yeraltı!.. 20 Ocak 2020 | 47 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar