Dikeyde şiir yatayda roman…

Roman ve hikâye, modern dünyanın rağbet ettiği iki edebî tür. Meselâ şiir, bu iki tür kadar rağbet görmüyor. Çünkü muhatabından daha çok birikim, daha çok derinlik, daha çok...

Roman ve hikâye, modern dünyanın rağbet ettiği iki edebî tür. Meselâ şiir, bu iki tür kadar rağbet görmüyor. Çünkü muhatabından daha çok birikim, daha çok derinlik, daha çok yoğunluk ve en önemlisi ‘hayatta kendisine bir yer açmasını’ bekliyor. Dolayısıyla daha seçici. Roman ve hikâye kadar kitlesel değil. Bence bunda çağın yaşama biçiminin de etkisi var. Modern çağ, günlük ilişkilerin daha ağır bastığı, insanın kendisiyle baş başa kalmasına daha az imkân bulabildiği bir çağ. Şiir ise, tefekkür ve tahayyülde dikey işleyen, ruhta derinlemesine kazı yapmayı gerektiren içe dönük bir tür. Oysa bu çağın insanının tefekkürde/ duygulanmada ve tahayyülde dikey ilerlemeye tahammülü yok; hatta yatay düzlemdeki gündelik ilişkiler ağından çıkıp ruhta dikey kazılar yapmaya pek mecali kalmıyor da denebilir. Sonra modern hayatın ‘hız’ı böyle bir molaya ya da dikeylemesine dalışlara pek izin vermiyor bence.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Neruda’nın Postacısı 14 Temmuz 2019 | 3 Okunma Ernst Jünger’in Cam Arılar’ı 08 Temmuz 2019 | 39 Okunma Patrick Süskind’in Koku’su 01 Temmuz 2019 | 73 Okunma Andrey Platonov’un Can’ı 23 Haziran 2019 | 5 Okunma Mahcubiyet ve Haysiyet: Bir başkaldırı r 16 Haziran 2019 | 33 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar