Akif Çarkcı
Akif Çarkcı Milat

Milletin Bağrına Saplanmış Hançerler!

13 Eylül 2017 | 27

Müslüman Türk milleti, bağrına saplanmış hançerleri bir bir çıkarmaya çalıştıkça, yani yüzünü yerli ve milli olana dönmeye başladıkça, içerdeki ve dışardaki gevurlar kuduruyor! Almanya Başbakanı Şansölye Merkel, işi gücü bırakmış, Türkiye'yle uğraşıyor. ABD gibi bir süper güç, son günlerde resmi açıklamalarında Erdoğan'dan, Türkiye'den duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.

Diğer yandan aynı ABD, DAEŞ, PKK-YPG gibi terörist yapılanmaları paket halinde Ortadoğu'ya sürerek bölgedeki yerini Türkiye'ye karşı muhkem hale getirmeye çalışıyor. Zamanında “kırmızı halılarda karşıladığımız!” ABD maşası Barzani, “savaş çıkartırım” velvelesiyle Türkiye'nin yüzüne “afkurmaya” devam ediyor. Her bir yanımızda, uzağımızda, yakınımızda Türkiye düşmanları saf tutmuş, varlığımıza parmak sallıyorlar! Peki dışarıdaki gavuru anlamak mümkün de içerideki gavurlara ne demeli? Terör örgütüne, SİHA ile ateş açtı diye devletin güvenlik güçlerine dil uzatan milletvekilleri, genel başkanlar! Medyadan, açıkça terör seviciliği yapan kalemşörler, mikrofon sahipleri! Her fırsatta Türkiye'yi ve Türk hükümetini Almanya'ya, AB'ye, ABD'ye şikayet eden şahsiyetsiz, kimliksiz politikacılar! FETÖ dahil terör örgütlerine açıktan destek veren kimi kanaat önderleri, yazarlar ve gazeteciler… Şimdilerde çiçeği burnunda parti hazırlığında siyasetçiler! Bunları hangi kategoriye koyacağız? Bunları hangi gruba dahil edeceğiz? Sözlerim yanlış anlaşılmasın. Şimdi çıkıp birileri “Erdoğan ve Erdoğan'a biat edenler hariç, herkesi gavur mu ilan etmeye çalışıyorsun?” diye soracaklar.

Evet zaman zaman Erdoğan'ın da şikayet ettiği AKP'lilerden biz de rahatsızız. AK Parti'ye rağmen AKP'li olmakta ısrar edenler bizi de üzüyor ve bir an evvel onların da temizlenmesi lazım. Ama derdim bu değil. Derdim, ülkem ve bu ülkede yaşayan, sahiden bu ülkeye ve insanına inanmış kalabalıklar, bu ülkenin yerli ve milli kimlikteki gerçek sahipleri. Birileri adına söz söylemek, kuru savunuculuk yapmak değil derdim. Onlar nasıl olsa kendilerini savunacak kudretteler. Derdimiz günlük politikanın dolambaçlı yollarında yürümek olmamalı, derdimiz, istikamete dümdüz götürecek hatlar üzerinde sağa sola savrulmadan hızla ilerlemek olmalı. Biliyorum içerdeki ve dışarıdaki gavurlar boş durmayacaklar. Aramıza nifak sokmaya, hainlik etmeye, bizi sırtımızdan hançerlemeye devam edecekler. Ama biz inadına bu toprakların uğruna kan dökülesi değerlerini, bu ülkenin insanının Anadolu toprakları üzerindeki kadim varlık mücadelesini, kültürel sınırları coğrafi sınırlarından çok daha büyük bu büyük milletin ayakta durma azmini var gücümüzle savunmaya devam edeceğiz. Tarihsel misyonumuz ve varlık sebebimiz bunu gerektiriyor.

***

İçimizdeki Gevurlar Kimler?

Hani sırtımıza hançer saplayan İçimizdeki gevurlar dedik ya… Bu içimizdeki gavurların partileri, gazeteleri, şirketleri, lobileri, locaları, hocaları, kocaları, akıl hocaları, masaları, maşaları ve herşeyden önemlisi şimdilerde tasaları var! Tasaları şu: Tanzimat'tan bu yana ellerinde tuttukları mevziler bir bir kayboluyor, altlarından çekiliyor, arkalarına sığındıkları masalar el değiştiriyor, maskeleri düşüyor, uydurdukları yalanlar bir bir ifşa ediliyor. Bundan çok rahatsızlar! Onun için gavurluk yapmaya olanca hızlarıyla devam ediyorlar. Bunlardan her yerde var. CHP'de, üniversitelerde, gazetelerde, televizyonlarda, iş aleminde, sanat aleminde, lobilerdei localarda, birliklerde, vakıflarda, derneklerde… Bunlardan hâla bolca var. Kulüplerinde, ellerinde poker kartları, dudaklarında prolarıyla kapalı kapılar arkasında milletin değerlerine küfreden bu sözde asilzadeler ellerinden kayıp giden iktidarın arkasından şimdiden aval aval bakmaya başladılar bile! İşin kötü tarafı bu baronlara çanak tutan kimi ideolojik, kimlikli şahsiyetsiz gazeteci ve yazar tayfasının menfaat karşılığında hiç de inanmadıkları değer ve düşünceler için seferber olmaları! Fetö'nün solla, Marksistlerin para babalarıyla, gezicilerin sermayeyle, milliyetçilerin Maocularla, Kemalistlerin komünistlerle, komünistlerin kapitalistlerle, anti emperyalistlerin ABD ile ilişkileri başka neyle açıklanabilir ki? Türkiye'de kimin eli kimin cebinde belli değil. Meseleyi buradan çözmek mümkün. En sıkı ABD düşmanı sözde solcuların gerçekte birer CIA maşası olduğunu, ulusalcı milliyetçilerin gerçekte şahsiyetsizleşmiş birer Maocu maymuna dönüştüklerini, iki yüzlü kimi İslamcıların aslında sağlam birer liboş olduklarını, Kemalist kimlik altında Pontusçuluk yapan birilerinin varlığı sır değil. Artık daha ne yazayım?

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER