ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Ağırlaşmış hafif adalet!

“Müebbet” Arapça “ebed” kökünden; “Sonu olmayan bir gelecek” demek .

Ahmet Tan
Ahmet Tan Cumhuriyet Gazetesi
18 Şubat 2018 | 67

“Müebbet” Arapça “ebed” kökünden; “Sonu olmayan bir gelecek” demek. Hukuksal değil felsefi, hatta dini bir kavram. Zaten İslam Ansiklopedisi de “ebed”in “bölünemez bir sonsuzluk olduğunu ve hiçbir zaman sona ermeyeceğini” ilan ediyor.
Nazlı Ilıcak, Ahmet ve Mehmet Altan ve FETÖ’cü iddiasıyla 3 sanığa daha “ağırlaştırılmış müebbet cezası” verildi. Aynı saatlerde de Afrin’de, 1528’nci teröristin “tesirsiz hale getirildiği” açıklanıyordu.
“Tesirsiz hale getirmek” ile “ağırlaştırılmış müebbet” lafzı ve ruhu ile birbirini tamamlayan iki kavram.
Yine de “müebbet”lerin, gerçekten “tesirsiz hale getirilmesi” için infaz yasası bazı ek önlemler almış. Ama bendenize göre bu yetmez. Onların, “ebed müddet” yani “sonsuza dek”, yani “öldükten sonra da” cezaevine defnedilmeleri gerek. Çünkü adı üstünde müebbet. (Hayal bu ya, ABD Gülen’i verir ve biz de 333 kez ağırlaştırılmış müebbet verirsek... Gülen de hapiste ölürse, ölüsünü yakınlarına verirsek, defnedileceği yer türbe olacaktır. Kimi AKP’liler de gizlice gidip çaput bağlayacaklardır. Bunu önlemenin tek yolu, ağır müebbetlikleri cezaevine gömmektir!)
Bol kepçe ağırlaştırılmış müebbet cezaları ile Ergenekon sürecinde bu cezanın “cılkı” çıkarıldı. Şimdi de bu “cılk”tan “civciv” çıkarılmak isteniyor.
Örnek çok. Sonuncusu, Almanya uyruklu gazeteci Deniz Yücel, bir dönem Cumhuriyet’in Bonn temsilcisi olan Enis Berberoğlu’ndan çok şanslı çıktı. 18 yıl hapsi isteniyordu. Ne oldu ise oldu. Merkel Hanım ile Binali Bey’in “...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER