Milat’ta Yazmaya Veda Etmek Durumunda Kalıyorum!

35 gün önce dünyevi hayata gözlerini kapatan rahmetli babam Kemal Çaylak, her daim bana, “Oğlum her zevalin bir kemali vardır. Zevaliha kemaliha” derdi. Bu sözün anlamını o vakitler pek anlamıyordum....

35 gün önce dünyevi hayata gözlerini kapatan rahmetli babam Kemal Çaylak, her daim bana, “Oğlum her zevalin bir kemali vardır. Zevaliha kemaliha” derdi. Bu sözün anlamını o vakitler pek anlamıyordum. Ancak Milat gazetesine bugün veda etmek durumunda kaldığımda daha iyi idrak ettim. Evet, her  miladın bir zevali ve her zevalin bir kemali vardır tasavvuru ile 4 yıldır hiç bir karşılık beklemeksizin ve almaksızın yazdığım Milat’taki yazı serüvenim zeval bulmuş oldu. Ancak ben deMilat’ta başlayan ilk muharrirlik tecrübemin zeval bulmasıyla daha olgun bir kemale ermiş olduğumu anladım. Ölümünden hemen sonra bile, somut bir olayla daha yetkin bir kemalde “oluş”mamı, o derin ifadesi ile hatırlamama vesile olan rahmetli babama müteşekkirim.    

Evet öncelikle, çıktığı ilk süreçte kokuşmuş ve uydu(ruk)laşmış medyada, bir nebze de olsa muhalif ve cüretkar bir heyacan yaratmış ancak zamanla Türkiye’nin o ne idüğü belirsiz “hassas dengeleri” münasebetiyle farklı bir formata bürünen Milat’ın köşesini bana açan sahibi ve yöneticilerine teşekkür ederim. İkinci olarak, 4 yıldır yazdığım yazılarımdaki muhalefet ruhumu ve eleştirel bakış açımı paylaşan ya da paylaşmayan Milat okurlarının benimle girdikleri etkileşim ve sabırları için, onlara da ayrı ayrı şükranlarımı sunarım.

Süreç içinde daha çok “dava” güdüsü ile iktidar ve Erdoğan’a yönelen haklı ya da haksız eleştiri ya da saldırıları karşılamak adına, iktidara yakın bir yayın politikası takip etmeye yönelen Milat’ın, bir kaç yazımı yayınlanmaması ve süreç içinde bir kaç yazım ile özellikle son günlerde vurgusu ve şiddeti artan sorgulayıcı yazılarıma yumuşatılma istemi karşılığında yayınlanması dışında çok büyük çoğunluğu ile belki de kendilerinin tasvip etmedikleri muhalif ve eleştirel yazılarımın yayınlanmasına tahammül gösterdiği bir gerçektir. Ne var ki son yıllarda,Türkiye’deki siyasi olaylara bakış açısıyla, benim “saray” ve iktidarın yanlışlıkları ve rotalarını kaybettikleri, devletleştikleri ve müslümanları kapitalist sistem ve post-Kemalist rejime entegre hareketine dönüştüklerine ilişkin, kitabın ortasından konuşan ve iktidar onlardan yana bile olsa onları adalet terazisinde tartmak ve istikamette tutmak adına, müslüman adalet ve vicdanını harekete geçirmeyi hedefleyen ahlak, adalet, özgürlük ve hakkaniyete dayalı yapıcı ancak net ve kararlı haykırış, feryat ve tavizsiz duruşuma dair yazılarıma Milat’ın daha fazla sabredemeyeceği de bir kemaliyat-ı hakikat haline gelmişti.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Milat’ta Yazmaya Veda Etmek Durumunda Kalıyorum! 27 Kasım 2015 | 609 Okunma Milat’ta Yazmaya Veda Etmek Durumunda Kalıyorum! 27 Ağustos 2015 | 494 Okunma Siyasi İslamcılığın Patolojileri -2- 13 Temmuz 2015 | 391 Okunma Siyasi İslamcılığın Patolojileri -I- 09 Temmuz 2015 | 305 Okunma “Akkurt” Müslümanlığı 29 Haziran 2015 | 530 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar