Önce!

Kural şu: “Def’i mazarrat celb-i menafiden evladır.” Yani bir zararın giderilmesi, fayda temininden önce gelir. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, dibi delik kovaya su dolduramazsınız. Buna biz fıkıhta “Evveliyat...

Kural şu: “Def’i mazarrat celb-i menafiden evladır.” Yani bir zararın giderilmesi, fayda temininden önce gelir. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, dibi delik kovaya su dolduramazsınız. Buna biz fıkıhta “Evveliyat fıkhı” diyoruz. Abdestiniz batılsa, namazınızın eksiksiz olması namaz kıldığınız anlamına gelmez. Şöyle bir örnek de verebiliriz, hem estetik, hem de hayati risk taşıyan bir hasta için öncelik estetik değil, hayati risk olan konuya verilmelidir.

Bir haramdan vazgeçmek, daha çok ibadet etmekten önce gelir. Mesela öyle haramlar vardır ki, namazınızı, orucunuzu, haccınızı, zekatınızın makbul olmasına mani olur. 

Önce istikamet, sonra eylem..

Şimdi bizim AK Partililere bakıyorum, bir kıpırdanma, bir hareketlilik var, ama! Aması var işte. “Def-i mazarrat” kuralına uymadan, “iyi bir şeyler yapmak” için kolları sıvıyorlar. Bakın abdest alıp, üstümüzdeki ve içimizdeki “Necaset” ve “Hades”den arınmadan aldığınız o abdestle kıldığınız namaz kabul olmaz! “Vay o zaman kılanların haline ki!” denilen ikaza muhatap olursunuz.

Bu yazı aynı zamanda, şu günlerde Hac yolculuğundan dönen kardeşlerime.. Siyesetçi, bürokrat, işadamı, STK temsilcisi.. fark etmez hepsine. İnşallah bağışlanmış olarak dönersiniz. Ama önce abdestinizden emin olun.. Kendi emek ve gayretinizin karşılığı olan, geçiminizi sağlayacak az bir şeyin dışında helal olmayan, haksız şekilde edindiğiniz ne varsa mal, para, makam, onları arkanızda bırakmadan giderseniz, bu kamburla gittiğiniz gibi geri dönersiniz. Eğer bunu yapacak vaktiniz yoksa, o zaman gidin ve “Allah’ın evi”nde söz verin. Tevbe-i nasuha ile tevbe edin, geri döndüğünüzde de ilk işiniz haram ve haksız ne varsa üzerinizde onlardan kurtulmak olsun. Orada “Lebbeyk lebbeyk” diye gözyaşları içinde ettiğiniz duaların karşılık bulmasını istiyorsanız, önce bunun sizin hayatınızda bir karşılığı olması gerek. Yoksa Allah’ı kandıramazsınız. Çaldıklarınızın, haksız bir şekilde elde ettiklerinizin bir kısmı ile “hayır” yapıyormuş gibi yaparak sadece kendinizi kandırırsınız. Ne Allah’ı ne de insanları kandıramazsınız. “Kem alat ile kemalat olmaz”. Helale haram katarsanız, sonuçta ortada ne varsa o da haram olur. Temiz suya katılan rakı temiz suyu da murdar eder.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir 16 Eylül 2019 | 2.951 Okunma Para para para… 15 Eylül 2019 | 5.463 Okunma Siyasetçilerin dilinde “kader”! 14 Eylül 2019 | 4.243 Okunma Bu kadar bakan çok değil mi? 13 Eylül 2019 | 9.135 Okunma 12 Eylül 12 Eylül 2019 | 4.190 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar