Din “kültür” olunca!

Din kültür olmuşsa, artık her şey mümkün. “İlahiyat Fakültesi” de aslında bizdeki Teoloji Fakültesi gibi bir şey. “Tanrı bilimi” ya da “İlahçılık”.. Faculte, köken olarak...

Din kültür olmuşsa, artık her şey mümkün. “İlahiyat Fakültesi” de aslında bizdeki Teoloji Fakültesi gibi bir şey. “Tanrı bilimi” ya da “İlahçılık”.. Faculte, köken olarak “yapılabilir, anlaşılabilir” olmak gibi bir anlama geliyor. Yani “Tanrı’yı nasıl anlayabilir, onunla ilgili olan bir şeyi nasıl yapabiliriz”, bu konuda nasıl ustalaşabiliriz, uzmanlaşabiliriz. “Uz” onu akılla ve akıl yolu ile elde edilen bilgi ile ilişkilendirebiliriz.

Tabii burada Vahiy ilişkisi son derece önemli. Burada “Vahyi” ve ona dayalı risalet ve sünneti “Kültür” olarak tanımladınız mı, iş biter. Din dediğiniz şey “ed-din” olmaktan çıkar, Religio’ya dönüşür. Geriye kalan gelenek, seremoni, ritüeller ve ikonalardır”. Bunun kaçınılmaz sonucu “din büyüklerini İlah ve Rab edinmek”tir. Bu noktada artık Şeytan sizi “Tanrı” edindiğiniz put üzerinden aldatmaya başlar. Aslında İmam-Hatip okulları da “Kirby raporu” ile açıldı. İHL bir “Made in USA” PreFETÖ projesi idi. TSE damgalı bir “Ruhban” imal edeceklerdi. Dinin alameti farikaları yok edildikten sonra bireyselleşen din, toplumsal planda vijdanlara hapsedilecekti.

Biz İslam’ı anlamaya 29 Farzla başladık. 30, 31, 32, 54 devam etti Sonra Mızraklı İlmihal, Büyük İslam İlmihali, “Istılahat-ı fıkhiye kamusu” ile tanışmamız epey zaman aldı. 

Mevlidlerle, kandillerle idare ediyorduk. Bakın mevlid okutmak, bir ibadet biçimi değildir. Allah ya da Resulü bize böyle bir şey demedi. Allah, Süleyman Çelebi’den razı olsun, o, Peygamberimizi anlatan güzel bir eser koydu ortaya. Bu güzel bir gelenek. Bize Resulümüzü anlatıyor, hatırlatıyor. Biz de bunu çok sevdik. Bu kadar nokta! Veladet kandili de öyle Regaib de, iki kutsal gecemiz var, onlar din ile ilgilidir. Kadir gecesi ve İsra. Tamam Sultanahmet Camii çok güzel de, bütün camiler bir Kıble makamındaki dört duvardan ibaret bir mabedle kıyaslanabilir mi!

Biz bugüne geldik, Sünnet düğününde dansöz oynatıyoruz (!), Kurban keserek genelev açıyoruz! Tevbe estağfurullah! “Misyonerlik yapan Hristiyan din kültürü öğretmenine büyük tepki!”ymiş. Geç efendim, Deist değil, Ateist değil, Kültürse kültür! Misyonerlik de yapıyormuş, din Kültürü değil mi, kendi dininden örnek de mi vermesin!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Azerbaycan 29 Eylül 2020 | 4.571 Okunma Geleceğin tarihi 28 Eylül 2020 | 1.535 Okunma Trans Humanizm’in insanımsısı! 27 Eylül 2020 | 855 Okunma Para para para! 26 Eylül 2020 | 1.236 Okunma Çakıcı ne demek istedi? 25 Eylül 2020 | 13.856 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar