ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Trump’ın ‘savaş kabinesi’ ne durumda?

Trump, ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıyarak Netanyahu’nun azgınlığını kabarttı .

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Yeni Şafak Gazetesi
20 Mayıs 2018 | 84

Trump, ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıyarak Netanyahu’nun azgınlığını kabarttı. “İsrail Lobisi” ve “Hıristiyan-Siyonist” çevrelerce “Reagan’dan sonra en İsrail yanlısı ABD Başkanı” olarak nitelenen Trump’ın desteğini arkasına alan İsrail katliâmlarına yeni bir katliâm daha ekledi. Büyükelçiliğin açılışına katılan Trump’ın damadı ve kızı sanki düğün törenindeymişler gibi poz verirlerken, aynı saatlerde Gazze’de 60’dan fazla masum Filistinli katledildi. İsrail ordusunun sivil Filistinlileri çok rahat bir şekilde katletmesi İsrail ve ABD’de ‘Kıyamet Savaşı’ fanatiklerinin en üst düzeyde işbirliği içinde hareket ettiklerini gösteriyor.

Trump’ın Kudüs kararı ve üstüne üstlük İran Nükleer Anlaşması’ndan çekilmesinin bölgedeki gerilimi artıracağı bekleniyordu. Tescilli Neocon’lardan John Bolton’un Ulusal Güvenlik Danışmanlığına, Mike Pompeo’nun ise Dış İşleri Bakanlığına getirilmesi Trump’ın ‘savaş kabinesi’ kurduğu şeklinde yorumlanmıştı. Gina Haspel’in CIA Başkanlığının Senato’da onaylanmasıyla bu halka daha da güçlendi. George W Bush döneminde Başkan Yardımcısı olan Dick Cheney de Haspel’in onaylanması için çalışan meşhur Neoconlar arasındaydı.

Bush döneminde CIA’in gizli karakollarında işkenceli sorgu uygulaması yaptırmakla suçlanan Haspel’in CIA Başkanlığına önerilmesine Cumhuriyetçiler’in içinden de itirazlar gelmişti. Parti’nin tanınmış simalarından senatörler John McCain, Rand Paul ve Jeff Flake CIA Başkanlığı için Haspel’e onay vermediler. Vietnam Savaşı’nda esir düşmüş ve işkenceye maruz kalmış eski bir asker olan McCain’in işkenceye karşı çıktığı biliniyordu. Senato İstihbarat Komitesi’ndeki onay oturumunda, CIA’deki işkence uygulamasını ahlâkî bulup bulmadığı sorusunu Haspel’in cevapsız bırakması McCain’i çok kızdırdı. Yayınladığı tweet mesajlarıyla Senato’daki arkadaşlarından Haspel’e onay vermemelerini isteyen McCain hakkında Beyaz Saray’da bir görevlinin “önemli değil, ölüyor zaten” diye konuştuğu basına sızdı. Kanser tedavisi gören McCain hakkındaki bu sözler parti çevrelerinde küçük bir krize yol açtı.

Senato’da “Cumhuriyetçi”-“Demokrat” oy dengesi 51’e 49 şeklinde olduğundan 3 Cumhuriyetçi Senatörün “hayır” oyu kullanacak olması Haspel’in onaylanmasını tehlikeye sokmuştu. CIA Başkanı Pompeo’nun Dış İşleri Bakanlığının onaylanmasında olduğu gibi Haspel için de Demokrat senatörlerden destek bulunarak engel aşıldı. Cumhuriyetçilerin üç fire verdiği oylamada Haspel, 6 Demokrat’ın desteğiyle CIA Başkanı olarak atanabildi.

30 yıldan fazladır CIA’da çalışan Haspel’in CIA Başkanlığı’na getirilmesiyle birlikte Trump’ın iç kabinesindeki şahin kanat daha güçlendi. Bu arada Beyaz Saray Genel Sekreteri John Kelly’nin Trump üzerindeki direksiyon hakimiyetini kaybettiği yorumları yapılıyor. Savunma Bakanı James Mattis’in sıkı müttefiki olan Kelly’nin Beyaz Saray’dan ne zaman gideceği konusunda spekülasyonlar yapılıyor. İhtiyatlı bir asker olarak bilinen General Mattis’in Bolton ve arkadaşları karşısında ne kadar dayanacağıysa ayrı bir tartışma konusu.

Ulusal Güvenlik kabinesinde Rex Tillerson, General McMaster ve Gary Cohn gibi eski müttefiklerden yoksun kalan General Mattis’in sadece John Kelly’nin desteğiyle Trump’ı dizginlemesi biraz zor görünüyor. Mattis için en uygun seçeneklerden biri Bolton’a karşı Pompeo ile işbirliği yapması. Pompeo, eski bir Kongre üyesi ve ileriye dönük plânları olan birisi. Öte yandan Pompeo’nun Bolton ile her konuda anlaşması zor görünüyor. Pompeo ve BM Büyükelçisi Nikki Haley isimleri 2020’ler için şimdiden telaffuz ediliyor.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER