Menderes’in idamından Erdoğan’ın mücadelesine

HER 17 Eylül’de Menderes’in idam sehpasına doğru yürüdüğü o fotoğraf gelir gözümün önüne. Sonraki kare, başbakanın, boynunda yaftayla idam sehpasında sallanan fotoğrafıdır.

Demirel’in, “Başbakan olduğumda karşımda Menderes’in idam sehpasındaki fotoğrafı duruyor” dediği olay. Her 17 Eylül’de yüreğime bir ağrı oturur. O Menderes’in acısıdır. Çünkü bilirim ki orada sehpaya çekilen Menderes’in şahsı değil, milli iradedir.

Menderes’in idamından birkaç gün sonraydı. Bir gün evin kapısı çalındı. Bir polis memuru gelmişti. Elinde bir yazı vardı. “Söylemeye dilim varmıyor ama idam edilenlerin evine, onların kapısının üstüne idam hükmü asılır, şu kadar süre kalırmış” dedi. Berin Menderes, “Evladım” dedi, “Buna ne sen üzül ne ben üzüleyim. Sadece Menderes’i astıranlar ve bu yazıyı da buraya gönderenler utansın” dedi. İdam hükmü Menderes’in kapısına asıldı.

Darbecilerin zihniyeti böyleydi. Hem idam eder hem de idam hükmünü kapına asarlardı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Muharrem İnce: Suikast iddiaları uluorta konuşulmaz 04 Aralık 2020 | 1.795 Okunma İSKİ kokuları geliyor 03 Aralık 2020 | 6.650 Okunma CHP nereye gidiyor? 02 Aralık 2020 | 4.942 Okunma Reformlar şekilleniyor ama asıl iş uygulamada 01 Aralık 2020 | 2.481 Okunma Reform sürecinde eksik halka 30 Kasım 2020 | 2.056 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 4 yorum