ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Türk-Amerikan ilişkileri yeniden tanımlanacak

Türk-Amerikan ilişkileri açısından Cumhurbaşkanı Erdoğan dün tarihi bir konuşma yaptı .

Abdülkadir Selvi
Abdülkadir Selvi Hürriyet Gazetesi
14 Şubat 2018 | 13.0 K

Türk-Amerikan ilişkileri açısından Cumhurbaşkanı Erdoğan dün tarihi bir konuşma yaptı.

Erdoğan’ı dinlerken, Johnson mektubu üzerine İsmet Paşa’nın tarihi, “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır” sözünü hatırladım. Ancak bu kez Kıbrıs’a müdahaleye hazırlandığı için ABD Başkanı Johnson tarafından tehdit edilen bir ülke değil, Afrin harekatını yaparken, ABD’ye meydan okuyan bir Türkiye var.

Ankara’da bu hafta Amerika haftası olarak değerlendiriliyor. ABD’li yetkililerin, Türk mevkidaşlarıyla görüştüğü, karşılıklı olarak rahatsızlıkların iletildiği kritik süreçte Erdoğan, ABD’ye en üst seviyeden mesaj verdi. Başka bir deyimle, balans ayarı yaptı.

Bunlar anlık tepkiler değil. Bir stratejiye dayanıyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, ”Bizi ikna etmeye gelmeyin” uyarısı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ”İlişkileri ya düzelteceğiz ya da tamamen bozulacak” çıkışı, bu stratejinin ipuçlarını veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dünkü grup konuşmasıyla yeni ABD yaklaşımını ortaya koydu. AK Parti grubunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinledikten sonra bakanlarla ve milletvekilleriyle sohbet ettim. Edindiğim izlenimi paylaşmak istiyorum. Türk-ABD ilişkilerinin bundan sonraki seyrini ABD’nin tavrı belirleyecek. Ankara, ABD ile devam etme yanlısı. Ancak bunun YPG’ye bütçesinden para ayrılarak, 4 bin 900 tır silah vererek, YPG’lilerin Afrin’de ABD’nin verdiği silahlarla Mehmetçiğe saldırmasıyla yürümeyeceği belli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ”Stratejik ortağımız, müttefikimiz kalkıp da PYD’ye, YPG’ye ciddi anlamda parasal desteği, yaptığı silah yardımları yetmiyormuş gibi, yapma kararı alması herhalde bizim de aldığımız ve alacağımız kararları etkileyecektir. Şunun iyi bilinmesi lazım: Türkiye bir çadır devleti değildir” uyarısı buna işaret ediyordu.

MODEL VE STRATEJİK ORTAKLIK

Peki bu kararlar ne olabilir? ABD’lilerle yapılacak olan görüşmeler önemli. ABD, Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate alırsa, yeni bir ilişki şekli belirlenir. Türkiye artık verilen sözleri değil, sahadaki uygulamayı görmek istiyor. Eğer bir ilerleme sağlanamazsa, ABD ile ilişkiler yeniden tanımlanır. Bundan sonraki adım ABD ile model ortaklık ve stratejik ortaklığın gözden geçirilmesi olabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne zaman ki sözü ABD’li General Funk’ın, ”Bizi vurursanız, agresif karşılık veririz” sözüne getirdi, ne zaman ki, ”Bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları çok açıktır” dedi, AK Parti milletvekilleri ayağa fırlayıp, uzun uzun alkışladılar. Erdoğan, İstiklal Marşı’nı okurken farklı bir hava oluştu.Son dönemlerde bu kadar heyecanlı bir grup toplantısı izlememiştim. Daha da önemlisi 1 Mart tezkeresi dâhil olmak üzere Amerika’ya bu denli meydan okunan bir konuşma yapılmamıştı. Erdoğan’ın, ”Kurtuluş Savaşından sonraki en büyük istiklal ve istikbal mücadelesini veriyoruz” sözünün heyecanla alkışlanmasının arkasında beka kaygısı vardı. Bir de ABD’ye duyulan tepkiyi yansıtıyordu.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER