Kaynana ve Gelin İmtihanı

“Eğer onlardan (anne ve babalarınızdan) biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”...

“Eğer onlardan (anne ve babalarınızdan) biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsra, 17/23) emrine rağmen eşinden, anne ve babasına hürmet etmemesini, onlarla görüşmemesini, onlara yardım etmemesini, onları eve davet etmemesini ya da evden kovmasını isteyen gelin veya damat, tesettürlü de olsa, sakallı da olsa Allah’ın emrine muhalefet etmiş olur. Çünkü eşler, aslında bu istekleriyle birbirlerine “Allah, anne ve babana “öf” bile deme diyor ama sen Allah’ı dinleme beni dinle” diyorlar demektir.

“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, komşulara, arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara, iyi davranın; Allah, kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (Nisa, 4/36) emrine rağmen gelininden ya da damadından, anne babası ve akrabalarıyla görüşmemesini isteyen kaynana veya kayınbaba, çarşaflı da olsa, hacı da olsa Allah’ın emrine muhalefet etmiş olur. Çünkü kaynana veya kayınbabalar, aslında bu istekleriyle gelin ve damatlarına “bak evladım Allah, ana- babalarınıza ve akrabalarınıza iyi davranın diyor ama siz Allah’ı dinlemeyin bizi dinleyin” diyorlar demektir.

“Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse cennete girer” (Tirmizi) hadisine rağmen kızına nasihat ederken kocasını razı etmeyi, ona hürmet etmeyi değil, isyanı, saygıyı değil, saygısızlığı, merhameti değil, merhametsizliği öğütleyen kaynana, gece namazı da kılsa Peygamberine muhalefet etmiş olur. Çünkü bu kaynanalar aslında kızlarına “Bak kızım Peygamber kocalarınızı razı edin diyor ama sen onu dinleme beni dinle, ipleri elinden bırakma” diyorlar demektir.

“Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en güzel davrananınızdır” (Tirmizi) hadisine rağmen oğluna nasihat ederken hanımına güzel ve hayırlı davranmayı değil, sertliği, kabalığı öğütleyen kaynana, her hafta nafile oruç da tutuyor olsa Peygamberine muhalefet etmiş olur. Çünkü bu kaynanalar aslında oğullarına “bak oğlum her ne kadar Peygamber hanımlarınıza iyi davranın diyorsa da sen onu dinleme beni dinle, sırtından sopayı eksiltme” diyorlar demektir.

Allah’a yemin ederim, akrabalarıyla ilişkisini kesen aramızda barınamaz. Gökyüzünün rahmet kapıları akrabalarıyla ilişkisini kesene kapalıdır.” (Taberânî), “Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse cennete giremez” (Buhari) hadislerine rağmen eşlerinden meşru bir sebep olmadan akrabalarıyla görüşmemesini, onlara gidip gelmemesini isteyen karı-kocalar, dava ehli, İslami teşkilat mensubu da olsalar hem Allah’ına, hem de Peygamberine muhalefet etmiş olur. Çünkü bu eşler aslında birbirlerine, “Bak, Allah ve Peygamber akrabayla ilişkiyi kesmeyi yasaklamış ama sen onları değil beni dinle, kes bu ilişkiyi” diyorlar demektir.

“Müslümanın din kardeşine üç günden fazla küs durması helal değildir. Kim Müslüman kardeşini üç günden fazla terk eder ve o hal üzere ölürse cehenneme girer.” (Ebu

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eşler Arası Kavga ve Tartışma Ahlakı 25 Şubat 2018 | 1.185 Okunma Evlerimiz Dava ve Şehâdet Okullarımızıdır 18 Şubat 2018 | 596 Okunma Tebliğ ettiklerinizi temsil edebiliyor musunuz? 04 Şubat 2018 | 505 Okunma Devlet gibi evler 28 Ocak 2018 | 476 Okunma Sosyal Medyada Kul Hakları 21 Ocak 2018 | 638 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar