ÇOK OKUNAN YAZARLAR

İslam’ın güncellenmesi gerekir mi

Abdülaziz Diri
Abdülaziz Diri İstiklal Gazetesi
17 Mart 2018 | 218

İslam anlayışımız tabi ki güncellenmelidir. Yoksa, zamanla uygulamadan kalkan bir din haline gelir. Tıpkı batı dünyasındaki Hıristiyanlık gibi. Hıristiyanlığın kiliseler de uygulandığı gibi İslam’da camilerde uygulanan bir din haline gelir. Hıristiyanlar, Müslümanlardan geri kalmış ve onlarla yapılan savaşlarda hep yenilen bir toplum haline gelmeye başlayınca, Hıristiyanlığın doğruluğuna olan inançları sarsıldı. Hıristiyan toplumlar, gelişmiş Müslüman toplular ile kendilerini karşılaştırdıkça kendi dinlerinden şüphe eden entelektüel insanlar ortaya çıktı. Rönesans hareketi, Hıristiyanlığın bir yaşam tarzı ve dünyaya bakış açısı olarak tercih edilmemesi sonucunu doğmuştur. Rönesans’dan sonra din anlayışlarını reform hareketleri ile değiştirmeye başladılar. En sonunda dinin kiliselerde yaşanmasını ön gören bir seküler dünya anlayışını ortaya koydular. Artık batı toplumunda Hıristiyanlık şeriatının devlet yönetimin de uygulanmasını isteyen papa ve papazlardan başka kimseler kalmadı.

***

Batı dünyası Hıristiyanlık uygulamalarından vazgeçince, hemen İslam’a yönelmediler. Onlar bu gün ki,  seküler, humanist ve liberal modern dünya anlayışını ortaya koydular. Bu anlayışın özü, iyinin ve kötünün belirlenmesinde ölçü dinler değil, insan aklıdır.  O nedenle, günümüz batı dünyası, İslam’ın şeriat olarak uygulanmasına karşı oldukları kadar, Hıristiyanlığında şeriat olarak yani toplum düzenin sağlanmasında bağlayıcı kurallar bütünü olarak uygulanmasına karşıdırlar. Batı devletlerinde din, uğrunda savaşılması gereken bir mevhum değildir. İnançlarında Hıristiyanlık olsa da, eylemlerine kural koyan kanunlarını, Hıristiyanlık kurallarına göre yapmazlar. Tamamen sosyal bilimlerin öngördüğü doğrulara göre devletin kanunlarını yazmak isterler. Sonuç olarak rahmetli Erbakan hocanın dediği gibi Hıristiyan bir batı topluluğu yok karşımızda, insan aklının ürünü kurallar koyan  seküler, liberal ve modern bir batı var. Bu toplumun en kutsal değeri ise dinlerin dahi sınırlamadığı özgürlük anlayışıdır.

***

Dünya da yaşayan toplumlara baktığımızda, batı ülkelerinin dünyanın geri kalan kısmından, onları yönetecek kadar gelişmiş olduğunu göreceksiniz. Batının kurduğu toplum düzenleri, kendi mensubu olan bireylerine; diğer toplum düzenlerinin kendi mensubu olan bireylerden daha fazla mutluluk sunduğu kesindir. Çünkü dünyanın geri kalanı, batı toplumlarının içine göç etmek istiyorlar. İnsanlar serbest bırakılınca; hemen Almanya, ABD, Fransa ve İngiltere gibi ülkelere göç etmeye başlıyorlar. Ben duymadım, Pakistan’a göç etmek için çaba gösteren bir batılı insan topluluğu. Din farklılıklarına rağmen Müslümanlar, batıya göç etme gayreti içindeler. O zaman, seküler, liberal ve modern batı daha üstün bir medeniyet kurmuşlar diye biliriz. Diyeceksiniz ki, onlar zengin, o nedenle insanlar göç ediyor. Ben de derim ki, onlar güçlü bir medeniyet kurdukları için zengin oluyorlar, zengin oldukları için güçlü bir medeniyet kurmuyorlar. Her neyse…

***

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER