Serdar Turgut'tan tam destek: Türkiye elbette kendi çıkarları için Libya’ya asker göndermeli!

HaberTürk yazarı Serdar Turgut, bugünkü yazısında "Türkiye ile Libya arasında Akdeniz için imzalanan münhasır ekonomik bölge oluşturulması anlaşması belki de yüzyılın en dahiyane fikri" ifadeleri ile Türkiye'nin Libya'ya asker göndermesini desteklediğini belirtti.

Serdar Turgut'tan tam destek:  Türkiye elbette kendi çıkarları için Libya’ya asker göndermeli!

HaberTürk yazarı Serdar Turgut, bir süredir gündemde yer alan Libya'ya asker gönderme konusunu köşesine taşıdı.Turgut, "bu hamle yapılmasaydı Türkiye‘nin Akdeniz’i tamamen kaybedeceğinden korkmaya da başlamıştım" diyerek Libya!ya asker gönderimesini desteklediğini ifade etti.

Turgut, eskiden olduğu gibi yine o bölgede hiç bir ülkenin fazla tekin olmadığını ve davetli olarak gidilse bile o tür ülkelerin sonuçta bir bataklık olacağı önyargısı ile hareket etiğini fakat konu üzerinde bir süre düşündükten sonra işin daha farklı olduğu yazdı:

"Türkiye ile Libya arasında Akdeniz için imzalanan münhasır ekonomik bölge oluşturulması anlaşması belki de yüzyılın en dahiyane fikri olarak gelmeye başladı bana."

Bir süredir Washington ve New York’taki uluslararası ilişkiler uzmanları ile bu konuda konuştuğunu belirten Turgut, hepsinin “O anlaşma belki de yüzyılın en büyük oyun kurucu hamlesi olabilir” dediğini aktardı. 

Serdar Turgut "Akdeniz'deki oyun kurucu anlaşmanın sürdürülmesi için Türkiye, Libya’nın uluslararası düzeyde meşru hükümetine askeri destek vermek zorundadır." dedi.

İşte Serdar Turgut'un o yazısı

"Libya'ya asker göndeririz" lafını ilk duyduğum andan itibaren eski reflekslerim devreye girdi hemen.O bölgede hiç bir ülkenin fazla tekin olmadığını ve davetli olarak gidilse bile o tür ülkelerin sonuçta bir bataklık olabileceği yolundaki önyargılarım işlemeye başladı.

Ortadoğu'nun tümü için bir tür bataklık olduğunu düşünürdüm, nitekim Suriye ve Irak bunu ispat da ediyorlar. "Şimdi de Libya çıktı başımıza" diye düşünmeye de başlamıştım. Şimdiki noktama nerelerden geldiğimi bilin diye bunları yazıyorum.

Duygularımı iyice bastırıp iyice düşündükten sonra şimdi diyebilirim ki Türkiye ile Libya arasında Akdeniz için imzalanan münhasır ekonomik bölge oluşturulması anlaşması belki de yüzyılın en dahiyane fikri olarak gelmeye başladı bana. Bir süredir Washington ve New York’taki uluslararası ilişkiler uzmanları ile bunu konuşuyordum zaten. Hepsi de aynı şeyi söylüyorlar “O anlaşma belki de yüzyılın en büyük oyun kurucu hamlesi olabilir” diyorlar. 

Hatta geçenlerde Noel tatili nedeniyle New York’a gelmiş olan bazı Georgetown Üniversitesi School of Foreign Service‘den gelen bazı uzmanlarla konuyu konuşma fırsatım oldu. Bu okulun bu bölümü ABD dışişlerinin elitlerini bünyesinde barındırıp yetiştiren bir okuldur. Konuştuğum herkes Türkiye ile Libya anlaşmasını okuldaki derslerinde okutacaklarını ve bunun gerçekten de çok iyi düşünülmüş bir oyun kurucu ve başkalarının da oyununu bozan bir manevra olduğunu söylediler.

Konunun uzmanı değilim ama ben de bu hamle yapılmasaydı Türkiye‘nin Akdeniz’i tamamen kaybedeceğinden korkmaya da başlamıştım. Bu bağlamda o harika manevranın bir devamı olarak Türkiye’nin elbette kendi çıkarları için Libya’ya asker göndermesi de gerekmektedir. Akdeniz'deki oyun kurucu anlaşmanın sürdürülmesi için Türkiye, Libya’nın uluslararası düzeyde meşru hükümetine askeri destek vermek zorundadır.

Serdar Turgut'un tüm yazıları

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON HABERLER
Kılıçdaroğlu samimi ise, bütün gücümle CHP'yi destekleyeceğim! Kılıçdaroğlu samimi ise, bütün gücümle CHP'yi destekleyeceğim!
Erdoğan sahaya indi… Erdoğan sahaya indi…
Başörtüsü özgürlüğü anayasa ile güvence altına alınır ama nasıl? Başörtüsü özgürlüğü anayasa ile güvence altına alınır ama nasıl?
Erdoğan vurdu, gol oldu! Erdoğan vurdu, gol oldu!
Tuş! Tuş!
Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a tarihi pas Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a tarihi pas
ABD’nin askeri stratejisinde Dedeağaç-Girit ekseni ABD’nin askeri stratejisinde Dedeağaç-Girit ekseni
Mesele başörtüsü değil sen hâlâ anlamadın mı Mesele başörtüsü değil sen hâlâ anlamadın mı