ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Psikologdan ailelere sınav öncesi "yetersizlik duygusu yüklemeyin" uyarısı

LGS ve YKS için son viraja girildiği bu günlerde anne ve babanın çocuğuna nasıl destek olması gerektiğini anlatan psikolog Meriç Mavi, "Problem olarak gördüğü sınavı, geleceği için attığı bir adım olarak görmesini sağlamak, ailenin çocuk için yapabileceği en büyük iyilik." dedi.

Psikologdan ailelere sınav öncesi "yetersizlik duygusu yüklemeyin" uyarısı
27 Mayıs 2018

ADANA'da psikolog Meriç Mavi, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi, anne ve babalara uyarılarda bulunup, "En temel yapmanız gereken şey, çocuğunuza yetersizlik duygusunu vermemeniz" dedi.
LGS ve YKS için son viraja girildiğini belirten psikolog Meriç Mavi, anne ve babanın çocuğuna nasıl destek olması gerektiğini anlattı. Çocuğun sınava hazırlanırken aynı zamanda 'öz şefkatini' de oluşturduğunu belirten Meriç Mavi, "Bu serüven aslında çocuğunuzla ödev yapıyorken başlıyor. Çocuğunuzun dersleriyle ilgilenmek, sorumluluğun tamamen sizde olması demek değilse, sınav başarısında da sorumluluk sizde değil. Çocuk kendisine iyi davranırsa, sınavda istediği başarıyı elde edebileceğini fark ediyor. Fakat ailenin süreçte fazla söz sahibi olması, çocukta özgüven problemi yaratıyor. Sınav döneminde çocuğa verebileceğiniz destek tamamen duygusal" diye konuştu.
EN İYİ OLMASINI İSTEMEK
Psikoterapilerde genelde çocuğun, ailenin psikolojik baskısına maruz kaldığını gördüklerini kaydeden Mavi, şu uyarılarda bulundu:
"Kendinden emin olan bir çocuğu dahi ebeveyn, pozitif yönde değerlendirmekte sorun yaşıyor. Çocuğun her geçen gün daha da iyiye gitmesini amaçlayan ailelerin ortak paydası, çocuğun 'en iyi olması'. Bu krizi yaşayan ebeveynlerde narsistik kişilik bozukluğu uzantısı görülebiliyor. Her şeyi mükemmellik seviyesinde yaşamak isteyen ve bu örüntüden uzaklaşmakta problemler yaşayan bireyler, çocukları için kabusa dönüşebiliyor. Problem olarak gördüğü sınavı, geleceği için attığı bir adım olarak görmesini sağlamak, ailenin çocuk için yapabileceği en büyük iyilik. Bu dönemi sancılı atlatıyor olması çocukta kendi baş etme yöntemlerini oluşturacaktır. Çocuğun her sınav sonrası buhrana girdiğini gözlemliyorsanız, sınavdan alacağı puanla kendisine gösterilen ilgiyi örtüştürdüğünü düşünebiliriz. Aldığı sonucun kişiliğiyle alakalı olmadığını, puanı ne olursa olsun çocuğunuzu sevmeye devam edeceğinizi bilmesi şart. Öncelik çocuğun ruhsal sürecini düzene sokmak olmalı. Ardından gelecek başarı ya da başarısızlıkları çocuğun muhakeme etmesinde fayda var. Sınavın çocuğun hayatında odak noktasında olması bir süreliğine normalken, ebeveyn için değildir. Çocukla sadece sınav hakkında paylaşım yapıyor olmak, onu anladığınız anlamına gelmez. Kaygı yaratmamak adına çocuğunuzun gündelik yaşantısını dinlerken, sınavı da konuşarak, diğer konular gibi normalleştirmek gereklidir. Teşvik edilmeye ihtiyacı olduğunda istediğini veriyor olmak ya da konuşmak istemediğinde çok üzerinde durmamak gibi. Sınava az bir zaman kala çocuğa alan yaratmak ve anlamakta zorluk çekeceğini düşündüğünüz konuları öğrenmesini dayatmamak, stres unsurunu azaltabilir. Kalan son günlerin stresi yoğunlaştıracağını ve duygusal boşalmaların yaşanabileceğini unutmayalım."

Benzer Haberler