Kartal'da 21 kişinin öldüğü 17 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı davası başladı

KARTAL'da 21 kişinin öldüğü ve 17 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin açılan 3 sanıklı davaya başlandı. Davanın tek tutuklu sanığı Uğur Mısırlıoğlu, suçsuz olduğunu savundu.

Kartal'da 21 kişinin öldüğü 17 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı davası başladı

KARTAL'da 21 kişinin öldüğü ve 17 kişinin yaralandığı Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin açılan 3 sanıklı davaya başlandı.   Davanın tek tutuklu sanığı Uğur Mısırlıoğlu, suçsuz olduğunu savunarak, "4.5 aydır tutuklu bulunmamın nedeni müteahhit Hasan Yeşilyurt'un ölmüş olmasından dolayı, sorumlu tutulamamasıdır" dedi.

İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Uğur Mısırlıoğlu ile tutuksuz sanık Arzu Baran katılırken, firari sanık Suzan Çayır duruşmaya gelmedi. Duruşmayı 15 mağdur yakını da takip etti.

Müteahhit öldüğü için kendisinin tutuklandığını savundu

Sorgusu yapılan İnşaatın Teknik Uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu, böyle bir olaydan dolayı burada olmaktan üzüntü duyduğunu belirterek, "Ölenlere rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. 4.5 aydır tutuklu bulunmamın nedeni müteahhit Hasan Yeşilyurt'un ölmüş olmasından dolayı sorumlu tutulamamasıdır" dedi. Mısırlıoğlu, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

İnşaat teknikeri imzasını kabul etmedi

Davanın tutuksuz sanığı olan inşaat teknikeri Arzu Baran ise, olay tarihinde 17 yaşında olduğunu belirterek, "Olay tarihinde yapı ressamı olarak çalışıyordum. Projedeki ismimin olduğu yerdeki imza bana ait değildir. O zaman 17 yaşındaydım. Bu konuda bilgi ve tecrübem yoktu. İmza bana ait değil, olsa bile bütün sorumluluğun üzerime yıkılmasını kabul etmiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

Duruşmaya mağdurların ifadeleri ile devam ediliyor.

İddianameden 

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kartal Yeşilyurt Apartmanı'nın 6 Şubat 2019 tarihinde çöktüğü, çökme sonucu 21 kişinin öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.

İddianamede, inşaatta standartlara uymayan beton kullanıldığı, betonun deniz kumundan yapıldığı belirtilerek, betonun TSE standartlarına uygun olmadığı bilgisine yer veriliyor. Standartlara uygun olmayan betonun binanın yıkılmasında ana etken olduğu savunulan iddianamede, binanın en ve boyunun da projeye uygun olmadığı, 7 katlı binanın 2 katının kaçak yapıldığı, 7 kat olarak hesaplanan binaya 9 katın yükünün taşıtıldığı kaydediliyor.

İddianamede binanın projesini oluşturan mimar Suzan Çayır, inşaatın teknik sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu ve inşaatın teknikeri Arzu Baran için, "Taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.

 

ÇOK OKUNAN HABERLER
Ali Karahasanoğlu: 'CHP Kafası' işte bu kafa Ali Karahasanoğlu: 'CHP Kafası' işte bu kafa
Barış Terkoğlu: Cemaatin market oyunu Barış Terkoğlu: Cemaatin market oyunu
Ahmet Taşgetiren: Önce ve en çok bize lazım Ahmet Taşgetiren: Önce ve en çok bize lazım
Abdulkadir Selvi: Erdoğan'ın tepkisi Abdulkadir Selvi: Erdoğan'ın tepkisi
Serdar Turgut: CHP'nin başarılı olması için TRUMP'dan öğreneceği çok şey var Serdar Turgut: CHP'nin başarılı olması için TRUMP'dan öğreneceği çok şey var
Engin Ardıç: Bir tek düşüncesi var 'Beni CHP'den cumhurbaşkanı adayı yapın' Engin Ardıç: Bir tek düşüncesi var 'Beni CHP'den cumhurbaşkanı adayı yapın'
SON HABERLER
Yatırımla yaptırımı çarpıştırma deneyi Yatırımla yaptırımı çarpıştırma deneyi
Sayın Erdoğan soruyor: Evine ekmek götüremeyen var mı? Sayın Erdoğan soruyor: Evine ekmek götüremeyen var mı?
Bu garip hukuk yapısı Türkiye’yi daha da yalnızlaştırır Bu garip hukuk yapısı Türkiye’yi daha da yalnızlaştırır
Artık ekonomi sorunu güven sorunu Artık ekonomi sorunu güven sorunu
Dindar iktidarın 'ümmet coğrafyası' Dindar iktidarın 'ümmet coğrafyası'
İktidar Türkiye’yi yeni Çin yapmaya soyundu İktidar Türkiye’yi yeni Çin yapmaya soyundu
Cumhuriyet eksiliyor Cumhuriyet eksiliyor
Siyaset de tarihin durumuna benzer bizim ülkemizde, her şey sürekli tekerrür eder… Siyaset de tarihin durumuna benzer bizim ülkemizde, her şey sürekli tekerrür eder…