Hakikatten saptığınız noktada fay kırıkları kırıkları oluşur: Lut gölü kırığı, aslında bir gay ve lezbiyen kırığıdır!

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü "Fay hattı nereden geçer?" başığıyla yayınlanan yazısında İstanbul'da meydana gelen depremlere değinerek, "Eğer insan bu hakikat yolculuğundan saparsa, işte asıl o zaman ve o noktada fay kırığı oluşur, Lut gölü kırığı, aslında bir gay ve lezbiyen kırığıdır" ifadelerini kullandı.

Akit yazarı Dilipak'ın İstanbul'u sallayan depremlerle ilgili "Fay hattı nereden geçer?" yazısı gündeme bomba gibi düştü.  

Deprem gerçeğine farklı bir açıdan bakan Dilipak, emir ve yasaklara karşı gelen, küfür, zulüm, ahlaksızlık ve haddi aşmakta ısrar eden toplumların sonunun ne olduğunu ve olacağını Kuran'da anlatıldığını yazdı.

Fay kırıkları hakikat yolundan sapıldığı için oluşuyor!

Depremlere yol açan fay kırıklarının 'insanların hakikat yolundan saptığı için' meydana geldiğini iddia eden Dilipak'ın yazısına şöyle devam etti.

"Eğer insan bu hakikat yolculuğundan saparsa, işte asıl o zaman ve o noktada fay kırığı oluşur. O fay kırığından kişi cehennem çukuruna düşer. Dünya başına yıkılır." 

İşte Dilipak'ın olay olacak deprem yazısı:

Her işin bir maddi ve manevi boyutu var. Her işin bir hesabı ve bir de kitabi yanı var. Aslında herkesin bir hesabı var, var olmasına da, sizin hesabınızla Allah’ın hesabı tutuyor mu, ona bakmak lazım. Onun hesabı da kitaba uygunluğu ile ilgilidir. Yoksa “Allah’ın da bir hesabı vardır”. Ve galib olacak olan O’nun hesabıdır.

Onun kevni âlemle (Yaratılan alem / sanki yaratılmayan bir alem var gibi. O yaratanın kendisidir sadece) ile ilgili hesabına giden yol, onun eserini bilmekten geçer. Sonunda “Nefsini bilen Rabbini de bulur”. O maddenin ilmi, ondaki mucizenin sırına, yani yaratılış hikmetine götüren bir kapı aralar. Gerçeklik kapısından çıkar ve hakikate ulaşırız. Bu sonsuzluğa açılan bir kapı ve yolculuktur.

Eğer insan bu hakikat yolculuğundan saparsa, işte asıl o zaman ve o noktada fay kırığı oluşur. O fay kırığından kişi cehennem çukuruna düşer. Dünya başına yıkılır. 

Bana kalırsa dünyadaki fay hatlarının dünyevi sebepleri yanında uhrevi sebepleri de vardır. Nasıl insan bedeninde ruh ve beden birbirini tamamlarsa, insanın bu âlemdeki tasarrufları, onun dış bedeni olarak dünyayı da etkiler. Dünyadaki deprem bu anlamda bedenimizin titremesi ya da seğirmesi gibi bir şeydir bir bakıma. Dünyanın dengesini bozar, fıtratına zarar verir, onu sadece madden değil, manen de tahrip ederseniz, arz titrer, gök kusar. Diker olan elinizle yaptığınız başınıza göçer ve yamyassı eder.

Mısır deltasından, Gâvur gölüne, Amanoslara yani Gâvur dağına, Ahir dağına kadar uzayan kırık, Lut kavminin helak olduğu o Lut gölü kırığı, aslında bir gay ve lezbiyen kırığıdır, bizim kitaplarımızda. Yasin 15’te “2’si vahiy kâtibi havari 3 mü’minden”den söz eder. Oradan uzaklaşır uzaklaşmaz onları kuvvetli bir ses, bir haykırma yakaladı. Bu sesle yok olup gittiler.

Abdurrahman Dilipak'ın yazısının tamamı

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON HABERLER
Ne yapsak yaranamayız! Ne yapsak yaranamayız!
Pis oyunlar Pis oyunlar
120 saat sonunda ne olur? 120 saat sonunda ne olur?
Lozan kadar taş düşmesin başına Burhan Hoca! Lozan kadar taş düşmesin başına Burhan Hoca!
ABD’lilerle görüşmelerin perde arkası ABD’lilerle görüşmelerin perde arkası
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
100 yıllık hikaye; ihanet ve vatanseverlik 100 yıllık hikaye; ihanet ve vatanseverlik
Barış Pınarı ve bir dönemin sonu Barış Pınarı ve bir dönemin sonu