Dilipak'tan olay deprem yazısı: Deprem alenen işlenen bazı günahlarla ilgili olabilir!

İstanbul depremi gündemde yerini korumaya devam ederken Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'tan depreme dair ilginç bir yorum geldi. Dilipak "Deprem, sel, bazı hastalıklar alenen işlenen bazı günahlarla ilgili olabilir" ifadesini kullandı.

Akit yazarı Dilipak "Deprem" başlığıyla yayımlanan yazısında 5.8 büyüklüğündeki İstabul depremini değerlendirirken, "Deprem, sel, bazı hastalıklar alenen işlenen bazı günahlarla ilgili olabilir" ifadesini kullandı.

"Düşünüyorum da 28 Şubat’ta 'Deprem bir ilahi ikazdır' dediği için yargılanan gazeteciler vardı. 'Öyledir' demem ama öyle de olabilir" diyen Dilipak şöyle bir uyarıda bulundu:

"Bakın İstanbul büyük bir depremle dizüstü düşerse, onu bütün Türkiye zor kaldırır. İstanbul Türkiye’dir. İnşallah biz aklımızı başımıza toplarız da, Allah da bizi böyle bir durumdan muhafaza buyurur."

Dilipak, İstanbul'da meydana gelen ve devam eden depremlerden gereken dersin çıkarılmasını, deprem konusunda bazı şeylerin yapıldığının ama çoğu şeyin yapılmadığının da altını çizdi:

İnşallah bu deprem aklımızı başımıza getirmiştir. Bazı şeyler yapılmadı değil, ama birçok şey de yapılmadı. Bundan sonra o yüksek yapılar konusunda düşünmeliyiz. O üst kattakiler depremi 5.8 hissetmediler. Asansör kullanamadılar, merdivenlerden inemediler. Çok katlı ev ve işyerlerine talep azalacaktır. Bu akılsızlığa nasıl izin verildi ve insanlar nasıl buralara koştu, anlamak zor.

İşte Abdurrahman Dilipak'ın çok konuşulacak deprem yorumu:

Uzmanlar, bu depremin asıl o büyük deprem olmadığını söylüyorlar. O da her an olabilir ve çok daha büyük, şiddetli yıkıcı olabilir.

Peki, depreme hazır mıyız?

Hayır! Değil. Yönetim de hazır değil, toplum da.. Korkulan olursa, mal ve can yanında bilgi, toplumun ortak hafızası da enkaz altında kalacak. Mal ve canın kurtarılması pahalı, zaman alıcı ve zor. Oysa bilginin enkaz altında kalmasını önlemek mümkün. Bu maliyeti bugüne kadar ödemediğimiz için her yıl çok daha fazla bir bedel ödemeye devam ediyoruz. Zaten deprem olmasa da bunu yapmamız gerekiyor. Milli Bilgi Bankası, süper bilgisayar, milli yazılım güvenliği, milli işlemim sistemi, milli arama motoru, milli ağ ve kopyalama ve lokal ağların kurulması şart. Bu olmayınca bilgilerimiz çalınıyor, tehdit artıyor ve Türkiye HW ve SW çöplüğü olduğu gibi bilgi çöplüğüne dönüyor.

Bakın, büyük İstanbul depremi için, deprem afet setlerinin şimdiden hazırlanıp, KDV ve Kurumlar Vergisi muafiyeti ile hazırlanıp, ev ve işyerlerine dağıtılması gerek. Yarın elinizde olsa bile, bedava dağıtacak da olsanız dağıtamazsınız.

Kesinlikle, hava, kara, deniz ve demir yolu ulaşımının güvenliği, milletlerarası transit güzergâhının ve bu güzergâhtaki alt ve üst geçişlerde muhtemel bir çökmeye karşı alternatif yolların güvenliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerek.

Deprem durumunda İstanbul girişinin Sakarya’da durdurularak regüle edilmesi ve kontrollü geçiş sağlanması gerekir. Valilik, il ve ilçe belediyeleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili olarak İstanbul’a insan yardımı giriş ve insan, araç çıkışlarında kontrolün Sakarya’dan itibaren ve Sakarya’ya kadar sağlanması gerek. Aynı durum Tekirdağ için de geçerli. Öte yandan; Bursa ve Yalova yanında İzmit’in de deprem konusunda kendi aralarında bir oryantasyon merkezi oluşturmaları gerek.

Diğer bir konu, haberleşme, itfaiye, sağlık, gıda üretimi, güvenlik gibi hayati kuruluşların ve stratejik öneme sahip diğer kurum ve kuruluşlar, diplomatik merkezlerle, belli sayıda personel çalıştıran kuruluşlar, mekteplerdeki insanların güvenli yerlere taşınması, yaralı, kayıp ve kurtarma faaliyetlerinde bulunacak insani yardım örgütlerinin İK, depolarındaki gıda, sağlık ve barında malzemelerinin stok durumu faaliyet gösterebilecekleri alan ile ilgili bir envanter çalışmasına ihtiyaç var.

Düşünüyorum da 28 Şubat’ta “Deprem bir ilahi ikazdır” dediği için yargılanan gazeteciler vardı. “Öyledir” demem ama öyle de olabilir! Riba, zulüm, zina, malın, paranın ve zamanın bereketini giderir. Deprem, sel başta, bazı hastalıklar aynı şekilde alenen işlenen bazı günahlarla da ilgili olabilir. Lût kavminin başına gelenleri biliyoruz. “Fil suresi” de bir başka ilahi cezadır.

Abdurrahman Dilipak'ın yazısının tamamı için tıklayınız...

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON HABERLER
52 milyar insanı öldüren general Anofel'in hikayesi 52 milyar insanı öldüren general Anofel'in hikayesi
‘Bik bik’ yapmak için 120 saat bekle aslanım ‘Bik bik’ yapmak için 120 saat bekle aslanım
Hamasetten kiyasete Hamasetten kiyasete
Sen El-Kaide ve DEAŞ ile masaya oturur musun? Sen El-Kaide ve DEAŞ ile masaya oturur musun?
Satır aralarıyla Türk-ABD mutabakatının şifreleri Satır aralarıyla Türk-ABD mutabakatının şifreleri
Dostumuz Putin'in masasındaki bu üniformalı sakallı da kim Dostumuz Putin'in masasındaki bu üniformalı sakallı da kim
Hangisi daha münasip: Çok iyi oldu demek mi? Yakınıp dövünmek mi? Hangisi daha münasip: Çok iyi oldu demek mi? Yakınıp dövünmek mi?
Cephede de güçlüyüz masada da güçlüyüz.. Cephede de güçlüyüz masada da güçlüyüz..