ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni burs miktarlarını açıkladı: En az 500 TL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada 2018-2019 eğitim öğretim döneminde kredi burs miktarını lisansta 500 liraya, yüksek lisansta bin liraya, doktorada ise bin 500 liraya yükseltme kararı aldıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni burs miktarlarını açıkladı: En az 500 TL
03 Ekim 2018

 CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi buradan öğrencilerimize bir müjde vermek istiyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılı için kredi burs miktarını lisansta 500 liraya, yüksek lisansta bin liraya, doktorada ise bin 500 liraya yükseltme kararı aldık" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, ilk olarak yeni akademik yılı dolayısıyla başarılar diledi.
Türk Yüksek Öğrenim sisteminin bugün çok ileri bir sistemde olduğunu söyleyen Erdoğan, "Artık ülkemizin sınırlarını da aşan kapasiteye ulaştık. Ülkemizde faaliyet gösteren 205 yüksek öğrenim kurumumuzda 7 milyon 611 bin öğrencimiz bulunuyor. Geçen hafta Almanya'daydım, sordum, 'üniversitelerinizde ne kadar öğrenci var' diye. Aldığım cevap, '3 milyon'. Bizden nüfusları daha fazla. Fakat şu anda onların üniversitelerindeki  öğrenci sayısı 3 milyon bizde ise 8 milyona yakın. Bizde dünyadaki ilk 500'ün içerisine tabi 2 üniversite değil bu üniversitelerin sayısını çok daha arttırmamız lazım. Onun için ben hocalarımdan özellikle bunu istirham ediyorum, biraz daha gayret. İnşallah bu ilk 500'ün içerisine çok sayıda üniversitelerimizle girelim" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteli öğrenci sayısındaki artışa dikkat çekerek, "Üniversite mezunu öğrenci veya çalışandaki artış bizim dünyamızdaki yerimizi güçlendirmeye devam  edecektir. Yarın bugünden daha güçlü olacağız, buna inanıyorum" diye konuştu. 
'KESİNLİKLE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'
"Dershane sistemini ülkemizden tamamen kaldırdık" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Hedefimiz öğrencilerimizin okullarındaki dersleri dışında herhangi bir kurumdan veya kişiden özel destek almadan üniversiteye girebileceği bir sistemi tesis etmek ve  oturtmak istiyoruz. Onun için cumartesi ve pazar günleri okullarımızda öğretmenlerimiz vasıtasıyla orada kendilerine destek kurslarını veriyoruz. Artık benim vatandaşım ahırındaki davarını satıp veya kolundaki bileziği satıp çocuğunu kursa gönderme derdinden böylece kurtulmuş oldu. Geçmişte pek çok istismara ve hatta güvenlik sorunlarına yol açan paralel eğitim sistemlerine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz."
ÖĞRENCİLERE MÜJDE
Yurtlarda yatak kapasitesinin 640 bini bulduğunu kaydeden Erdoğan, "İsteyen herkese kredi, burs veriyoruz. Fakat bir sıkıntımız var. Nedense öğrencilerimiz hep burs istiyor. Krediye pek yaklaşmıyorlar, neden yaklaşmıyorsun krediye. Kredinin de sana sağladığı ayrı avantajlar var. İş bulduktan sonra bunlar faizsiz bir şekilde geri ödenecek olan adeta bir burstur. Şimdi buradan öğrencilerimize bir müjde vermek istiyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılı için kredi burs miktarını lisansta 500 liraya, yüksek lisansta bin liraya, doktorada ise bin 500 liraya yükseltme kararı aldık. Bu rakam biz göreve geldiğimizde 45 liraydı. Yurtlarımızda kalan öğrencilerimize verdiğimiz beslenme yardımını da günlük 8 liraya yükselttik. Görüldüğü gibi eğitim öğretim konusunda pek çok meseleyi çözdük. Bundan sonra kaliteye odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.
'BİZ MİLETİMİZİN ÇALIŞKANLIĞINA GÜVENİYORUZ'
Türkiye'nin her alanda çağı yakalamak ve ötesine geçmek istiyorsa önce dijital dönüşümünü tamamlamak zorunda olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Teknolojide geride kalan bir ülkenin bilimde ve sanayide hedeflerine ulaşması mümkün değildir. Biz milletimizin zekasına, çalışkanlığına, üretkenliğine güveniyoruz. Yeter ki evlatlarımıza bunları hayata geçirebilmeleri için gereken eğitim ve bilim alt yapısını oluşturabilelim. İşte o zaman bu ülkenin gerçek potansiyeli ortaya çıkacaktır. Bunun için verimliliği ve rekabet gücünü yükseltecek projelere destek vereceğiz. Siber güvenlik veya bilgi güvenliği de dijital dönüşüm ofisimizin öncelikli faaliyet alanlarından biri olacaktır."
'DEMOKRASİ GÜCÜNÜ HALKTAN ALIR'
Türkiye'nin içeride ve dışarıda çok büyük mücadeleleri yürüttüğü bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu süreçte herkes gibi akademisyenlerimizin de  desteğine ihtiyacımız var. Pek gördüğümüz gerçeği geçtiğimiz günlerde ABD ve Almanya ziyaretlerimizde bir kez gördük. Özellikle batı ülkelerinin medya organlarında, akademik çevrelerinde ve genel olarak kamuoylarında ülkemiz hakkımızda pek çok yalan yanlış, yanıltıcı bilgi dolaşıyor. Bu yanlışların düzeltilmesi için seferberlik ruhu ile çalışmamız gerekiyor. Hele hele güçlü zannettiğimiz ülkeleri başında olanların değil medyaların yönelttiğini görüyoruz. Çünkü yaptığım görüşmelerde 'medya şöyle diyor', "medya böyle diyor' söyledikleri bu. Ben de kendilerine şunu söyledim. 'Halkınız ne diyor, bunu düşünmüyor musunuz, bırakın medyayı' dedim. Bir zamanlar bizde de bu vardı biliyorsunuz. Ülkemizi de medya yönetiyordu. Söyledikleri şey 4'üncü kuvvet. Demokrasi diyorsun, halkı bir kenara koyuyorsun, medya diyorsun. Bizim derdimiz halkımız. Halkımız bize kaç puan veriyor, önemli olan bu. Demokrasi gücünü halktan alır."
"Eğitim öğretim hayatında tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet bilinci ile yetişen hiç kimse ne içeride ne dışarıda ülkesinin aleyhinde faaliyetlere kalkışmayacaktır" diyen Erdoğan, "Türkiye'yi kesinlikle hak etmediği iftiralardan ve yalanlardan korumanın en sağlıklı yolunun bu olduğuna inanıyorum" diye konuştu.
'BUGÜN TÜRKİYE GELECEĞİNE DAHA GÜVENLE BAKAN BİR ÜLKEDİR'
Dünyanın ve bölgenin tarihi bir yapılandırma sürecinden geçtiğini kaydeden Erdoğan, "Türkiye geçmişte bu değişimleri hep arkadan takip etmeye çalışmış dolayısıyla sürekli treni kaçırmış bir ülkedir. Bu defa aynı hataya düşmedik. Çok uzun zamandır ilk defa gelişmelerinden arkasından gitmek yerine önüne geçtik. Bu çerçevede attığımız en önemli adım ülkemizin yönetim sistemini yeni dönemin ihtiyaçlarına ve ruhuna uygun şekilde tamamen kendi irademizle değiştirmekti. Üstelik 15 Temmuz darbe girişimi gibi büyük bir travmanın ardından böyle bir başarıyı gösterdik. Dikkat ederseniz ülkemizin son 5 yıldır başına gelen her hadise doğrudan siyasi, sosyal, ekonomik istikrarımızı bozmaya yönelikti. Milletimizin sayesinde bu saldırıları boşa çıkarılmış olması ortadaki hakikati değiştirmeye yetmiyor. Bu hakikat yönetim sistemimizin krizlere, vesayetlere, darbelere, cuntalara açık bir yapıya sahip olduğunu, biz 'böyle gelmiş böyle gider' demedik ve milletimizle birlikte bu çarpıklığı düzeltmek üzere harekete geçtik. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri ile bu kritik değişimi hamdolsun kısa sürede tamamladık. Bugün Türkiye geleceğine daha güvenle bakan bir ülkedir. Türkiye'yi sahadan ve masadan dışlamaya çalışanlar, bugün bizimle birlikte olmanın gayreti içinde. Şu anda hala farklı tavır içinde gözükenlerin de çok yakında aynı çizgiye geleceklerinden şüpheniz olmasın" diye konuştu.
 

Benzer Haberler