ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Başörtüsü nedeniyle memuriyetten çıkarılan kadınla ilgili AYM'den karar

Bir kadın memura görev yaptığı kamu kurumunda başörtüsü taktığı gerekçesiyle disiplin cezaları ile olumsuz sicil verilmesinden sonra memuriyetten çıkarılmasıyla ilgili Derece Mahkemesi ve Danıştay'ın verdiği kararlar Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararla geçersiz sayıldı.

Başörtüsü nedeniyle memuriyetten çıkarılan kadınla ilgili AYM'den karar
02 Ağustos 2018

Anayasa Mahkemesi (AYM), başörtüsü taktığı için devlet memurluğundan çıkarılan kadının yaptığı başvuruda Anayasa’nın 24. maddesinde güvence altına alınan din özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
Bir kadın memura görev yaptığı kamu kurumunda başörtüsü taktığı gerekçesiyle disiplin cezaları ile olumsuz sicil notu verildi. Başörtüsü takmaya devam eden kadın, bu sefer devlet memurluğundan çıkarıldı. Derece Mahkemesi, kadının sözlü savunması alınmadığı gerekçesiyle iptal kararı verdi. Bunun üzerine idarenin yaptığı temyiz başvurusu Danıştay tarafından kabul edildi. Derece Mahkemesi de bu karara uyarak davayı reddetti. Kadının davanın reddi kararına yaptığı temyiz ve karar düzeltme başvuruları da kabul edilmedi. Derece Mahkemesinin bahsi geçen iptal kararından sonra yargısal süreç devam ederken, mahkemenin iptal kararında gösterilen usul eksiklikleri giderilerek kadına tekrar devlet memurluğundan çıkarma cezası verildi. Bu cezaya karşı açılan dava da İdare Mahkemesince reddedildi. Temyiz üzerine anılan karar Danıştay tarafından onanırken, kadının yaptığı karar düzeltme başvurusu inceleme aşamasındayken Danıştayın ret kararında atıf yaptığı 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun yürürlüğe girdi. Kadın, bu davalardan ayrı olarak 5525 sayılı Kanun’dan yararlanıp görevine tekrar atanma isteğiyle İdareye başvurdu ancak “açıktan personel alımı yapılmadığı" gerekçesiyle talebi reddedildi.
Anılan ret işlemine ve bu işlemin dayanağı olan "Disiplin Cezalarının Affı" konulu genelgeye karşı kadın tarafından açılan dava Danıştay tarafından reddedildi. Temyiz ve karar düzeltme başvurusu da reddedilen kadın, dini inancı gereği başörtüsü kullanması nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılmasının din özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek bireysel başvuruda bulundu. Kadının başvurusunu değerlendiren AYM, Anayasa’nın 24. maddesinin herkesin “din veya inancını açığa vurma özgürlüğünü”, “din ve inancını değiştirme özgürlüğünü”, "kişilerin diledikleri inanç ve kanıya sahip olmalarını", "herhangi bir inanç ve kanaate sahip olmamaları"nı güvence altına aldığına atıfta bulundu. AYM, kararında, "Anayasa’nın 24. maddesinin koruduğu hakkın vazgeçilmez olmasının nedeninin din özgürlüğünün hukukun üstünlüğüne dayanan, etkili ve anlamlı bir demokrasinin temellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahip olmasıdır. Kamu görevlilerinin-yapmakta oldukları görevin kendine has koşulları gözetilmeksizin- inançları gereği başörtüsü kullanmalarına izin verilmesinin kategorik olarak kamu hizmetlerinde laiklik ilkesine aykırı olduğu yönündeki argümanlar kabul edilemez. Kamu görevlilerinin başörtüsü gibi toplumsal çeşitliliği yansıtan bir dini açığa vurma vasıtasını kullanmasını toplumsal birliği tehdit eden unsur olarak görmek, demokrasi ve çoğulcu laiklik anlayışı ile bağdaşmaz" ifadelerini kullandı.
AYM, başvurucu kadının dini inancının gereği olarak başörtüsü takma nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma yaptırımı ile cezalandırılmasının kadının dinini açığa vurma hakkına bir müdahale teşkil ettiğine vurgu yaptı. AYM, kararında şunlara dikkat çekti:
"Başvurucuya başörtüsü kullanması nedeniyle verilen devlet memurluğundan çıkarma cezası en ağır disiplin yaptırımıdır. Başvurucuya maddi ve manevi olarak çok ağır külfetler yükleyen bu cezanın orantılı olduğundan da söz edilemez. Sonuç olarak başvuruya konu müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ve kamu düzeninin korunmasına yönelik meşru amaçlar ile makul bir orantılılık ilişkisi içinde olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilebilmiş değildir. Bu nedenle başvuruya konu müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale değildir. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 24. maddesinde güvence altına alınan din özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir."

Benzer Haberler