ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Ankara Sanayi Odası 8. kez iş ve yabancı misyon temsilcilerini buluşturdu

Ankara Sanayi Odasınca bu yıl 8’incisi gerçekleştirilen, "ASO Büyükelçiler Resepsiyonu", Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede ile Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakçı ile birlikte iş dünyasından isimler ve Ankara’da bulunan yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Ankara Sanayi Odası 8. kez iş ve yabancı misyon temsilcilerini buluşturdu
04 Ekim 2018

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, “Çok farklı gelişmelerin olduğu coğrafyamızda Türkiye ekonomisi her şeye rağmen yoluna devam etmektedir” dedi.
Ankara Sanayi Odasınca bu yıl 8’incisi gerçekleştirilen, "ASO Büyükelçiler Resepsiyonu", Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirildi. Programa, iş dünyasından isimler ve Ankara’da bulunan yabancı misyon temsilcilerinin yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede ile Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakçı katıldı.
“55 yıllık bu sürede Ankara’yı Türkiye’nin önemli üretim güçlerinden birine dönüştürdük”
Resepsiyonda konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, “Bu yıl Ankara Sanayi Odası’nın 55. kuruluş yılını kutluyoruz. Binlerce yıllık tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Ankara, bugünün güçlü Türkiye’sinin başkenti, artık üretimin de gücü haline gelmiştir. Ankara artık, ekonomisiyle de Türkiye’nin lokomotif kentlerinden biridir. 55 yıldır geleceğini üretmeye çalışıyor, başkenti temsil etmenin sorumluluğuyla, başkentin sanayisini, sanayinin başkentine dönüştürmeye çalışıyoruz. 55 yıllık bu sürede Ankara’yı Türkiye’nin önemli üretim güçlerinden birine dönüştürdük. 8 bini aşkın üyemiz, 35 meslek grubunda oluşturduğumuz 400 binden fazla istihdam ve yılda 7 milyar doları aşan bir ihracata ulaştık” dedi.
“Bu ihracatın yüzde 17’si yüksek teknolojili ürünlerden oluşmaktadır. Türkiye’nin ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 3,5 olarak değerlendirdiğinde Ankara sanayisinin önemi daha çok ortaya çıkmaktadır” diyen Özdebir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ankara artık, 12 organize sanayi bölgesi, 9 teknoparkı, AR-GE merkezleri ve üniversiteleriyle Türkiye’de yüksek teknolojili ürünlerin yüzde 20’sini üreten; savunma, elektrik, makine, medikal sanayinin önde firmalarıyla Türkiye’nin en önemli gücüdür.”
“Dünya ekonomisinde ortaya çıkan korumacılık politikaları, son dönemde büyük ölçüde arttı”
Konuşmasının devamında dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdebir, “Küresel ekonomide ticaret, kur savaşlarının artığı bir dönemde, dünya ekonomisinde ortaya çıkan korumacılık politikaları, son dönemde büyük ölçüde arttı. Küresel dünyanın yaşadığı ticaret ve kur savaşları, dünya ekonomisinde kutuplaşmalara neden olmaktadır. Bunun panzehri ise bu ülkeye, iş insanlarının aralarındaki ticari ilişkileri artırmasından geçmektedir” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin hızla büyüyen, dünya ile ekonomik alanda bütünleşmesini sürdüren 80 milyonu aşan nüfusuyla yatırımcıya geniş imkanlar sunan büyük pazar olduğunu aktaran Özdebir, coğrafi konumunun pek çok bölgeye rahatlıkla ulaşım kurmaya imkan vermesinin, Türkiye’nin önemine daha derin bir boyut kazandırdığını aktardı.
Dünya ticaretinin Bretton Woods anlaşmasından bu yana sürekli değişim içerisinde olduğunu kaydeden Özdebir, “Başlangıçta Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli olan dünya ticareti, Doğu ve Güney Asya ülkeleri etrafında ortaya çıkan yeni ticaret bloğu ile yükselmektedir. Küresel ekonomide artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var ki, o da gücün artık gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere doğru kaymasıdır. Ekonomik gücün yer değiştirmesinin makroekonomik sonuçları ve yeni yönelim ülkemize yeni yatırım fırsatları ortaya çıkarmaktadır. Uluslararası ticarette ileriye dönük analizler, Türkiye’nin ekonomisinin yükselişini göstermektir” şeklinde konuştu.
Özdebir, açıklanan yeni ekonomik programın iş dünyasınca olumlu karşılandığını ve bunun doğal sonucu olarak da kurdaki volatilitenin sönümlenmeye başladığını belirterek şunları aktardı:
“Çok farklı gelişmelerin olduğu coğrafyamızda Türkiye ekonomisi her şeye rağmen yoluna devam etmektedir. Ekonomimizin bel kemiğini oluşturan Türkiye’nin üretim gücüdür. Dünya Bankası tarafından yapılan çalışmada Türk sanayicisinin en önemli özelliklerinden birinin fleksibilite olduğu tespit edilmiştir. Sanayicilerimiz değişen ekonomik koşullara çok hızlı adapte olabilmektedirler. İç pazarda sorun yaşadığında hızlı bir şekilde ihracat yönelebilmekte, herhangi bir ülke ile ticarette sorun yaşandığında ticaretini aynı hızla başka bir ülkeye döndürebilmektedirler. Eylül ayı Türkiye ihracatında ortaya çıkan muazzam artışta yalnızca kurdaki yükselmenin değil, aynı zamanda bu esnekliğin de önemli katkısı bulunmaktadır.”
“Türkiye Endüstrisi, büyümeye, gelişmeye aday bir ülkedir”
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, yabancı misyon şeflerine seslendiği konuşmasında, “Türkiye Endüstrisi, büyümeye, gelişmeye aday bir ülkedir. Kendilerini, Türkiye’de yeni yatırımlar yapmaya, birlikte çalışmaya davet etmek istiyorum. Hem Türkiye’de yapılan üretimlerin ihracatı, hem de buradaki yatırımlara iştirakleri bizleri memnun edecektir” dedi.
“Türkiye’ye yatırım yapma konusunda çekinmeyin”
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakçı, Türkiye’nin dış politikasının dünyanın her köşesinde iş insanlarımıza hizmet odaklı bir dış politika olduğunu vurgulayarak, “Bağdat’tan Oslo’ya, Gretorya’dan Bakü’ye kadar her yerde iş insanlarımız, büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımızın kapısını 24 saat çalabilir” şeklinde konuştu.
Türk dış politikasının çok yönlü olduğunu kaydeden Kaymakcı, “Afrika’dan Orta Asya’ya, Batı’dan Doğu’ya her yerde izimiz ve etkilerimiz var. Türkiye bir yandan NATO ve Avrupa Konseyi’nin bir üyesi iken, diğer yandan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da etkin bir üyesi. Avrupa Birliğine aday ülke, Avrupa Birliği ile gümrük birliği ilişkisi içerisinde. Bu aslında, Türk sanayicisinin, Türk iş insanının çalışkanlığının, girişimciliğinin bir sonucu. Türkiye, Dünya’nın 17. büyük ekonomisi, Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisi. Dolayısıyla ben buradan özellikle yabancı misyon şeflerine sesleniyorum: Türkiye üreten bir ülke. Türkiye, dayanıklı bir ekonomiye sahip. Türkiye’ye yatırım yapma konusunda çekinmeyin. Türkiye, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve kural temelli bir ekonomiyi savunan bir ülke. Bu aslında yatırımcılar için en büyük garanti. Ben buradan özellikle Batılı misyon şeflerine seslenmek istiyorum: Türk iş insanlarının kendileriyle temas kurmak için vize kuyruklarında beklemelerine gönüllerine razı olmasın. Türkiye, vize serbestisi konusunda son adımları konusunda son adımları atacak. Bundan sonra özellikle Avrupa Birliği Şengen Bölgesine vizenin kalkmasını bekliyoruz” dedi.
Kaymakcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa Birliği ile gümrük birliği güncellememiz hem Türkiye’nin hem Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin, hem de diğer ülkelerin yararına olan bir süreç. Dolayısıyla, Gümrük Birliği güncellemesi artık siyasileştirilmemeli. Türk Dışişleri Bakanlığı gerek diplomatik misyonların, gerek yurtdışında iş insanlarımızın her zaman hizmetindedir.”

Benzer Haberler