Ahmet Kekeç'ten dikkat çeken yazı: FETÖ'nün manevi evlatları o gece Erdoğan'ı öldürecek, cesedini çöpe atacaklardı!

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç 'FETÖ'nün manevi evlatları o gece' başlıklı yazısında 15 Temmuz darbecilerinin asıl hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğunun altını çizdi.

Ahmet Kekeç 'FETÖ'nün manevi evlatları o gece' başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın darbecilerin hedefinde olduğunu yazdı.

Kekeç yazısında "Fetullah kapatması bir “liberal” (şu an FETÖ’den tutukludur) darbeden birkaç ay önce, bir gazeteye (ya da internet sitesine) verdiği mülakatta şöyle diyordu: “Erdoğan’ı öldürecekler, cesedini de bir çöplüğe atacaklar.” ifadelerine yer verdi.

Ahmet Kekeç yazısında şu ifadeleri kullandı:

15 Temmuz darbenin ötesinde bir şeydi. Darbe formatı giydirilmişti, görünüş itibariyle klasik darbeye benziyordu ama bir darbede murat edilen “sonuçların” çok çok ötesinde bir hedefe ve vizyona sahipti.  

Hedef kim miydi? 

Hedef elbette, bütün “teknik nakavt” girişimlerinin öznesi haline getirilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı.. 

Hedef ondan kurtulmaktı. Yani onu öldürmekti...  

Fetullah kapatması bir “liberal” (şu an FETÖ’den tutukludur) darbeden birkaç ay önce, bir gazeteye (ya da internet sitesine) verdiği mülakatta şöyle diyordu: “Erdoğan’ı öldürecekler, cesedini de bir çöplüğe atacaklar.”

Hangi bilgiye ya da enformasyona dayanarak böyle konuşuyordu?  

Bilmiyoruz...  

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON HABERLER
Beyrut’ta Türk ve Türkmen de var, Anadolu’dan gitme başkaları da.. Benim Beyrut’um… Beyrut’ta Türk ve Türkmen de var, Anadolu’dan gitme başkaları da.. Benim Beyrut’um…
Bazen kendimizi şarkı söyleyerek atarız uçuruma Bazen kendimizi şarkı söyleyerek atarız uçuruma
Bahçeli ve Bahçeli Bahçeli ve Bahçeli
İYİ Parti nereye? İYİ Parti nereye?
Akşener, Bahçeli’ye ne cevap verecek? Akşener, Bahçeli’ye ne cevap verecek?
İhanet ile sadakat arasındaki ince çizgi İhanet ile sadakat arasındaki ince çizgi
Yeni partinin sinyalleri Yeni partinin sinyalleri
Abdurrahman Dilipak’ı anlamak güç Abdurrahman Dilipak’ı anlamak güç