Ahmet Hakan'dan "Sen de Demirtaş'a saz çaldırdın" eleştirilerine cevap!

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, 'Dilek, Selvi ve Canan hanımların Demirtaş’la dayanışma fotoğrafına dair' yazısı nedeniyle Habertürk yazarı Fatih Altaylı'nın "Sen de aynı Demirtaş’la bağlama çalıp, türkü söylüyordun" eleştirisine yanıt verdi. Hakan, "Demirtaş Türkiyeli bir duruş sergiliyordu" diyerek o günkü koşullara dikkat çekti.

Ahmet Hakan'dan "Sen de Demirtaş'a saz çaldırdın" eleştirilerine cevap!

Selahattin Demirtaş'ın kitabından uyarlanan tiyatro oyunu gündemdeki yerini koruyor. Oyunu izlemeyen giden Dilek İmamoğlu Selvi Kılıçdaroğlu, Başak Demirtaş ve Canan Kaftancıoğlu eleştiri yağmuruna tutuldu.

Ahmet Hakan'ın konuya dair "Dilek, Selvi ve Canan hanımların Demirtaş’la dayanışma fotoğrafına dair" başlıklı yazısı polemik çıkardı.

Hakan'ı CHP ve İmamoğlu’nu “terör bağlantılı” göstermekle eleştiren Habertürk yazarı Fatih Altaylı "İyi de sayın yazar, sen de aynı Demirtaş’la bağlama çalıp, türkü söylüyordun. Demirtaş o gün neyse bugün de o." diye yazdı.

Ahmet Hakan suçlamalara "Demirtaş saz çalarken manzara-i umumiye nasıldı" başlıklı bugünkü yazısında yanıt verdi. 

"Demirtaş Türkiyeli bir duruş sergiliyordu"

Çözüm sürecini hatırlatan yazar, o dönemde silahların artık bırakılacağı umudunun doğduğuna değinerek, "HDP, iktidarla işbirliği yapmakta ve silahların bırakılmasında aktif bir rol oynamaktaydı... Orta Anadolu’nun en muhafazakâr kentlerinde bile iyimser bir bekleyiş vardı...Selahattin Demirtaş çıktığı televizyon programlarında Türkiyeli bir duruş sergiliyordu... “Şen olasın Ürgüp dumanın tütmez/Kıratım acemi konağı tutmaz” diye orta Anadolu türküsü söylüyordu..." ifadelerini kullandı.

Hakan, 7 Haziran seçimlerinden sonra Demirtaş'ın terör eylemlerini başlatan PKK'ya teslim olarak "geleceğin lideri olma" fırsatını kaçırdığını yazdı.

İşte Ahmet Hakan'ın o yazısı

Demirtaş saz çalarken manzara-i umumiye nasıldı

Selahattin Demirtaş, bizim ekranımızda saz çalıp türkü söylerken manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle bir şeydi:

Bir umut doğmuştu. Süper bir umut... Artık silahlar bırakılacaktı... Kan dökülmeyecekti... Analar ağlamayacaktı... Siyaset tüm sorunların çözüm adresi olacaktı... HDP, iktidarla işbirliği yapmakta ve silahların bırakılmasında aktif bir rol oynamaktaydı... Orta Anadolu’nun en muhafazakâr kentlerinde bile iyimser bir bekleyiş vardı... Selahattin Demirtaş çıktığı televizyon programlarında Türkiyeli bir duruş sergiliyordu... “Şen olasın Ürgüp dumanın tütmez/Kıratım acemi konağı tutmaz” diye orta Anadolu türküsü söylüyordu...

İşte bu ahval ve şerait içinde 7 Haziran seçimine gidildi.

Barışa susamış bu millet, Kürt siyasi hareketine ömrü hayatında görmediği oranda bir destek verdi:

Oy: Yüzde 13’ü aşıyordu.

Milletvekili sayısı: 80’i buluyordu.

*

Sonra bir şey oldu. Tuhaf bir şey...

PKK, birden cinayetler işlemeye başladı.

Bombalar patlattı, katliamlar yaptı.

Dağdaki baronlar, “Demirtaş hikâye, asıl olan biziz” mesajı sarkıttı.

*

Tabii gözler hemen...

O zamana kadar “Gelecekte Türkiye’nin lideri olacak” diye birçoğumuzun hakkında bin bir umut beslediği Selahattin Demirtaş’a çevrildi.

*

Zannettik ki Selahattin Demirtaş...

Muazzam bir iş yapacak ve yumruklarını sıkıp dağdakilere...

“Hop!” diyecek.

“Artık kan yok” diyecek.

“Katliam varsa yollarımız ayrılır” diyecek.

“Bomba varsa ben yokum” diyecek.

*


Fakat heyhat!

Selahattin Demirtaş, bunların hiçbirini söylemedi, söyleyemedi.

Ve tarihin kendisine ikram ettiği, “geleceğin lideri olma” şansını elinin tersiyle itti.

*

Dağlara karşı meydan okuması, tabii ki zordu. PKK’ya kafa tutması, tabii ki yürek isterdi. Bir anda kestirip atması, tabii ki acayip riskliydi. Bölgenin kendine özgü koşullarını hiçe sayması, tabii ki tehlikeliydi.

*

İyi ama liderlik işte tam da böylesine zorlu anlarda ortaya çıkmaz mı?

Zorlu koşullarda yürek isteyen çıkışlar yaparsan... En riskli anlarda riski göze alan meydan okumalarda bulunursan... Tehlike belirdiği halde gözünü kırpmadan tehlikeyi hiçe sayarsan...

Lider olursun.

*

Selahattin Demirtaş işte bu şekilde lider olma fırsatını kaçırdı maalesef.

Lider olma fırsatını kaçırdığı gibi...


Hendek olaylarında, Kobani olaylarında falan çok ama çok kötü bir sınav verdi. Dağa meydan okuyacağına, dağa teslim oldu.

*

Bu hikâye keşke böyle bitmeseydi.

Ve Selahattin Demirtaş, ekranlarda “Şu karşı yaylada göç katar katar/Bir güzel sevdası serimde tüter/Bu ayrılık bana ölümden beter/Geçti dost kervanı eyleme beni” diye türküler söylemeye devam etseydi.

ÇOK OKUNAN HABERLER
Davutoğlu binlerce şehitten utanmıyor mu? Davutoğlu binlerce şehitten utanmıyor mu?
Dolar niye artıyor sorusuna efsane cevap… Dolar niye artıyor sorusuna efsane cevap…
Sivas’tan Muharrem; Washington’dan Kemal ile Selin! Sivas’tan Muharrem; Washington’dan Kemal ile Selin!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihi konuşmasına sansür! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihi konuşmasına sansür!
ABD, İsrail ve BAE arasındaki anlaşmanın olası sonuçları! ABD, İsrail ve BAE arasındaki anlaşmanın olası sonuçları!
CHP Genel Merkezi'nde Muharrem İnce CHP Genel Merkezi'nde Muharrem İnce
SON HABERLER
AK Parti medyasının İstanbul Sözleşmesi kavgası ne zaman bitecek? AK Parti medyasının İstanbul Sözleşmesi kavgası ne zaman bitecek?
CHP Genel Merkezi'nde Muharrem İnce CHP Genel Merkezi'nde Muharrem İnce
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihi konuşmasına sansür! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihi konuşmasına sansür!
Muharrem Bey temeli çürük attı! Muharrem Bey temeli çürük attı!
ABD, İsrail ve BAE arasındaki anlaşmanın olası sonuçları! ABD, İsrail ve BAE arasındaki anlaşmanın olası sonuçları!
Davutoğlu binlerce şehitten utanmıyor mu? Davutoğlu binlerce şehitten utanmıyor mu?
Muharrem İnce CHP'den ihraç edilebilir Muharrem İnce CHP'den ihraç edilebilir
Türkiye'nin sizi, o 'yeni hikâyeleri'nizle birlikte tarihe gömecek gücü vardır! Türkiye'nin sizi, o 'yeni hikâyeleri'nizle birlikte tarihe gömecek gücü vardır!