ÇOK OKUNAN YAZARLAR

65 yaş üstü kişiler için kritik alzheimer uyarısı

Alzheimer hastalığının tedavisi ile ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr.Amber Eker Bakkaloğlu, hastalığın tedavisinde günümüzde kullanılan ilaçların sinir hücreleri arasındaki iletişimde ve hafızada rol oynayan hormonları arttırmaya ve hücre kaybı hızını yavaşlatmaya yönelik olduğunu söyledi.

65 yaş üstü kişiler için kritik alzheimer  uyarısı
21 Eylül 2018

 Tüm dünyada 21 Eylül Alzheimer Günü olarak kabul ediliyor. Alzheimer'in bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyleyen  Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, 65 yaş üstü her 8 kişiden birinde, 85 yaş üstü kişilerde ise her 2 kişiden birinde bu hastalığın görüldüğünü belirtti . 

Unutkanlığın her yaştan insanın  bir yakınması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bakkaloğlu, "Her toplumda olduğu gibi toplumumuzda da unutkanlıktan yakınan kişiler en çok da Alzheimer hastalığından endişe ediyor.  Ancak akılda tutulmalıdır ki, unutkanlıktan yakınan kişilerin büyük bir kısmını tedavi edilebilir sebepler oluşturuyor ve unutkanlık hastaları titizlikle değerlendiriliyor" dedi.

Hastalığın belirtileri ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Bakkaloğlu, "Sık bilinen hafıza sorunları yanında edinilmiş beceriler olan giyinme, düzgün bir biçimde yemek yapma, alet kullanma, kişilik - davranış değişiklikleri, dili kullanmada veya konuşulanları anlamada bozukluk, yol bulamama, tekrar tekrar aynı soruları sorma, hesap yapamama, içe kapanma, canlı hayaller görmenin Alzheimer hastalığının belirtileri olarak görülebilir. Ailede bulunan hasta bireylerin, beyin damar hastalığı için risk faktörleri (yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şeker hastalığı) bulunması, sık geçirilen kafa travmasının, düşük eğitim seviyesinin ve en önemlisi ileri yaşın, hastalık için risk faktörleri olarak görülür. En önemli risk faktörü olan yaşlanmanın önüne geçilemez. Ancak hastalık sürecinin başlangıcını önemli oranda ertelemek için kontrol edilebilir risklerden, beyin damar hastalığına sebep olabilecek risk faktörlerinin iyi kontrol edilebilir" diye konuştu.

"NÖROKOGNİTİF TESTLER KIBRIS’TA İLK KEZ YDÜ'DE UYGULANIYOR"

Teşhis sürecinde hasta ve mutlaka onu iyi gözlemleyen bir yakını ile görüşme yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Bakkaloğlu, hafızanın, işlem yeteneğinin, şekilleri kopyalama becerisinin ve daha birçok beyin işlevinin kontrol edilmesine imkan sağlayan nörokognitif testlerlerin, adamızda ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanmaya başlandığını ifade ederek, böylelikle hastalığın teşhis ve takibinin yapılabildiğini, hastalığının erken teşhisi ve tedavisi ile sürecin yavaşlatılmasının mümkün olduğunu, ayrıca her hastada tedavi edilebilir unutkanlık sebebi olabilecek tiroid hormonları ve vitamin B12 düzeyine de bakılması gerektiğini hatırlattı.

Alzheimer hastalığının tedavisi ile ilgili de konuşan Doç. Dr. Bakkaloğlu, hastalığın tedavisinde günümüzde kullanılan ilaçların sinir hücreleri arasındaki iletişimde ve hafızada rol oynayan hormonları arttırmaya ve hücre kaybı hızını yavaşlatmaya yönelik olduğunu ayrıca yeni geliştirilen ve çalışılan ilaçlar ile de beyin hücreleri içinde birikip hücrelerin erken ölümüne neden olan kötü proteinlerin birikmesini engellemek hedeflendiğini belirtti. 

Hastalık sürecinde ortaya çıkabilecek davranış değişiklikleri, hırçınlık ve depresyon gibi durumların da görülebileceğini söyleyen Doç. Dr. Bakkaloğlu, bu durumların ilaçlar ile kontrol altına alınabileceğini belirtti.  Alzheimer hastalarıyla iletişim kurarken takınılması gereken tutumların da bu olumsuz durumların kontrol edilmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Bakkaloğlu şöyle devam etti:

“İletişim kurarken kısa ve basit cümlelerle yüzüne bakarak konuşmak ve dokunmak, dikkatini size vermesini sağlayacaktır.  Ona düşünmesi ve tepki vermesi için zaman tanıyın ve zorlandığını fark ederseniz, her zaman zarifçe yardımcı olun.  Hastalık sürecinde bakım veren kişilerin de desteklenmesi oldukça önemlidir.  Çok sevdiği yakınının bazı becerilerini kaybetmesi, değişen davranışlarına tanıklık etmek hasta yakınlarını doğal olarak üzmektedir.  Ayrıca hastalık sürecinde bazen hasta yakınlarını çok zorlayıcı hırçınlıklar, hasta bakımı ile ilgili güçlükler olabilir.  Tüm bunlar ile baş etmek herkes için yıpratıcı olabilir ve destek almak gerekebilir.  Ancak bu süreçte her zaman unutulmamalıdır ki, karşınızdaki hala o çok sevdiğiniz insandır; değişen yalnızca hastalık nedeniyle davranışlarıdır.”

Benzer Haberler