Mustafa Balbay Cumhuriyet Gazetesi

Halep orada, arşın nerede?

Türkiye, Suriye’nin iç işlerine karışayım derken, Suriye Türkiye’nin iç işi haline geldi.  Hükümetin Türkiye’nin 81 iline eşit dağıttığı tek şey Suriyeli mülteciler....

17 Haziran 2015 | 315 okunma

Türkiye, Suriye’nin iç işlerine karışayım derken, Suriye Türkiye’nin iç işi haline geldi. 
Hükümetin Türkiye’nin 81 iline eşit dağıttığı tek şey Suriyeli mülteciler. Bütün illerimize yayılan çok zor şartlarda yaşayan mülteciler sorununun nasıl çözüleceği tartışılırken, sınırımızda yeni bir mülteci akını ve karmaşık bir güç dengesi ortaya çıktı.
Önce konunun insani boyutuna değinelim. Türkiye, 2010’da başlayan Suriye iç savaşında uluslararası aktörlerin hemen yanında yer alıp Esad’ı sabahtan akşama devirip, yatsı namazını Şam’da kılmaya niyetlendi. Esad’ın katı “muhaberat yapısı”uluslararası karanlık yapıların kontrolündeki terörist odaklarla karşı karşıya gelince arada kalan Suriyeliler çareyi ülkeyi terk etmekte buldu. 
Başlangıçta Suriyelileri topraklarımıza almak Ankara’ya huzur veren, uluslararası alanda itibar sağlayan bir sosyal faaliyet gibi göründü. Sayı arttıkça AKP’nin gururu da arttı. Öyle ya komşudaki zor durumda olan insanları içimize alıyorduk. Onlara daha iyi bir yaşam sunuyorduk. Ancak zaman geçtikçe işin bütün sırları döküldü. Artık Türkiye’de doğum yapan anneler vardı, Türkiye’de yeni Suriyeli aileler oluşuyordu...

***

Başta CHP olmak üzere muhalefet partileri hükümetin Suriye politikasını her fırsatta gündeme taşıdılar. Komşu ülkenin iç işlerine karışmanın orta vadede ters tepeceğini vurguladılar. AKP’nin muhalefete yanıtı şu oluyordu: 
“Biz Suriyeli aileleri ölüme mi terk etseydik? Kardeşlerimize kucağımızı açıyoruz. Birazcık vicdanı olan herkes bunu yapar.” 
Cümleler hoştu ama aslında içi boştu. Zira hükümet Esad’ın haftalar içinde devrileceğini düşünüyordu hatta günleri sayılıydı. 

YAZININ DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eğitim: Dünyada icat, bizde ricat! 08 Mayıs 2024 | 233 Okunma 100. yılı yaşamak! 07 Mayıs 2024 | 71 Okunma Şahsıma mektuplar (17) Macunlama! 04 Mayıs 2024 | 141 Okunma Güven end-eksi! 02 Mayıs 2024 | 192 Okunma Emek en cüce değerdir! 01 Mayıs 2024 | 87 Okunma