Haşmet Babaoğlu Sabah Gazetesi

Diplomalı cehalet ne feci!

Üzerime bir garip hal geldi... Düşünüyorum da, belki de Kemalistler haklı! Cehalet memleketin gerçekten de en büyük sorunu olabilir. Yani kendini Kemalist olarak görenlerin cehaleti... Onların sevdiği biçimde dile getirecek...

09 Şubat 2017 | 619 okunma

Üzerime bir garip hal geldi...
Düşünüyorum da, belki de Kemalistler haklı!
Cehalet memleketin gerçekten de en büyük sorunu olabilir.
Yani kendini Kemalist olarak görenlerin cehaleti...
Onların sevdiği biçimde dile getirecek olursam, muazzam bir karanlık bu!
Birkaç slogan ve bitmez tükenmez ezberler hepsine yetiyor.
Mesela kutsal kitap muamelesi yaptıkları Nutuk'un muhtevasını ve gerekçesini bilen tek bir Kemaliste bile rastlamadım bugüne kadar.
Sadece Aydınlıkçılar ve İlker Başbuğ mu okuyor, nedir!

***
Okuyup öğrenmek deyince...
Etrafa Kemalizm pazarlayan yazar çizer takımını ve emekli bürokratları bir kenara bırakırsak...
Görüyorum; çoğunun tercihi beach club şezlonglarında iyi giden "yaşam koç"larının kitapları ve Atatürk'ün MU kıtasına ilgisi gibi gizemli konular.
Böylece "akıl ve bilimi rehber edinmek" yolunda emin adımlarla ilerlediklerini düşünüyorlar.
Bir de Yılmaz Özdil okumak var tabii.
Öfkeyle tırnaklarını kemirme, yenilgi duygusunun mızmız hazları, halkı karınca gibi görmek üzerine kurulu muazzam bir kibir...
Fazlasına da gerek kalmıyor, sanıyorum.
Geri kalan karmaşık konuları (içlerinin bir türlü ısınamadığı) Doğu Perinçek'e devretmiş gibiler; kendileri yan gelip yatıyorlar.
Zaten klavye başından yeni darbe çağrıları yapmak ve akşama caddeye çıkmak gibi ödevler varken, tarihi öğrenip anlamaya ne gerek var, değil mi?
Öğrenmek sanıldığından daha zordur çünkü. Anlamak, cesaret ister; kafa konforunu sevmez!
***
Bu konuyu neden açtım, derseniz...
Üç buçuk yıl önceki bir konuşmasını gündeme getirdikleri Abdülhamit'in torunu olduğunu söyleyen genç bir kadını yerden yere vuruyorlar.
Bir yandan ağıza alınmayacak hakaretler savuruyorlar Nilhan Osmanoğlu'na, bir taraftan da kendi diplomalarını bir bir saymayı ihmal etmiyorlar.
Acıklı hallerinin farkında bile değiller, çünkü "Osmanlı"nın lafını bile işittiklerinde gözleri kararıyor.

YAZININ DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Haftanın notları: Budur! 04 Mayıs 2024 | 14 Okunma Eğitime dair tarihsel ve güncel masallar 03 Mayıs 2024 | 317 Okunma Geçen yüzyıla bakmak... Ama nasıl? 02 Mayıs 2024 | 344 Okunma Çocuklar bizden ne öğreniyor? 30 Nisan 2024 | 218 Okunma Soykırımı değil, kendi baş ağrılarını durdurmak istiyorlar 29 Nisan 2024 | 430 Okunma