CHP "haberimiz yoktu" dedi. Selvi o günü saat saat yazdı

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, CHP'nin “Haberimiz yoktu” dediği askeri mahkemelerle ilgili düzenlemenin Deniz Baykal’ın 23 Haziran 2009'da yaptığı çağrı üzerine başladığını yazdı.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un attığı taş, siyasette tsunami etkisi yarattı ve FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilgili tartışma, yeni bir siyasi iklimin oluşmasına neden oldu.

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi de CHP'nin 'haberimiz yoktu' dediği askeri mahkemelerle ilgili düzenlemenin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 2009'da yaptığı çağrı üzerine başladığını belirtti ve o günün hikayesini saat saat yazdı.

İşte Abdulkadir Selvi'nin yazısından bir bölüm:

Hani CHP’nin haberi yoktu?

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un attığı taş, siyasette tsunami etkisi yarattı.
Liderler birbirini FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 500 bin liralık tazminat davası açtı.

AK Parti, FETÖ’nün siyasi ayağı tartışması üzerinden askeri vesayetin yeniden güçlenmeye çalıştığı kanaatinde. İlker Başbuğ ve Kılıçdaroğlu’nun aynı merkez tarafından harekete geçirildiğine inanıyorlar. Askeri vesayet yeniden güçlenmek için hamle yaparken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne pahasına olursa olursun mücadele etmekte kararlı olduğu anlaşılıyor. Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine karşı direnen, 27 Nisan e-muhtırasını geriye çeviren ve darbelerin yargılanmasını sağlayan lider.

FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilgili tartışma, yeni bir siyasi iklimin oluşmasına neden oldu. Rejim tartışması yeniden gündeme geldi. Askeri vesayetle mücadele yeniden gündem maddesi oldu. Hem bu iklim hem de Pentagon bağlantılı ABD düşünce kuruluşu RAND Corporation’ın Türkiye raporunda yer alan “TSK’nın orta seviyedeki askerlerinin mevcut komutadan rahatsız oldukları, bu rahatsızlığın bir darbe girişimine dahi yol açabileceği, Erdoğan’ın da bu tehlikeyi ciddiye aldığı” yönündeki ifadeler nedeniyle darbe tartışmaları yaşanmaya başladı. Darbenin konuşulmasını dahi tehlikeli buluyor ve bundan utanç duyuyorum.

(...)

Abdulkadir Selvi'nin yazısının tamamı