87 yaşındaki hastanın kalbini solunum cihazına bağlamadan onardılar

Samsun'da yaşayan 87 yaşındaki Cemal Keskin, 7 yıl önce fıtık ameliyatı olması gerekince kalbindeki aort damarında kaçak olduğu ve kalp ameliyatı olması gerektiği tanısı konurken yaşlılığından dolayı ameliyata yanaşmayan doktorlar Avrupa'da sadece 7 doktorun uygulayabildiği bir yöntem ile hastayı sağlığına kavuşturdu.

SAMSUN'da yaşayan 87 yaşındaki Cemal Keskin, 7 yıl önce fıtık ameliyatı olması gerekince kalbindeki aort damarında kaçak olduğu ve kalp ameliyatı olması gerektiği ortaya çıktı. Keskin, doktorların kendisini ameliyatı kaldıramayacağı düşüncesiyle uzun yıllar ameliyat etmediğini belirtti. Ancak şikayetleri artan, yürümekte, merdiven çıkmakta zorlanan yaşlı adam Avrupa'da sadece 7 doktorun uygulayabildiği bir yöntem ile sağlığına kavuştu. Bu yöntemi Avrupa'da uygulayabilen 7 kişiden 1'i olan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal bu yöntem ile Keskin'in kalbini hiç durdurmadan ve solunum cihazına bağlamadan, çalışırken tamir etti.

Bugüne kadar Avrupa'da 600'den fazla hasta bu yöntem ile ameliyat edilirken Türkiye'de ise 60'ın üzerinde hasta ameliyat edildi. Prof. Dr. Köksal, hastanın solunum cihazına bağlansaydı ve kalbi durdurulsaydı yaşından dolayı bazı sorunlar ile karşılaşma riskinin daha yüksek olduğunu söyledi.

"TÜRKİYE'DE 1,5 YILDIR UYGULANIYOR"

Hastanın nefes darlığı ve yürüyememe şikayeti ile geldiğini belirten Prof. Dr. Köksal, Keskin'in kalp kapağında kaçak olduğunu açıkladı ve şunları söyledi: "Öncelikle amacımız kalp kapakçığını tamir etmekti çünkü kalp kapakçığı tamir edildiğinde kan sulandırıcı ilaç kullanmasına gerek kalmıyor ve vücuduna yabancı bir madde girmiyor. Avrupa'da son 8 yıldır Türkiye'de de 1,5 yıldır uyguladığımız "Atan kalpte mitral kapak tamiri" denilen bir yöntemi uygun bulduk. Bu da açık kalp ameliyatındaki risk Cemal Bey'de 5'te 1 daha azalıyor, 3 santimetrelik bir meme altı kesisi yapıyoruz, Cemal Bey'in kalbi durmuyor, akciğerleri durmuyor ve ameliyat sonrası iyileşme daha iyi olacaktı."

"KALP VE AKCİĞER MAKİNESİNE BAĞLANDIĞINDA ORTAYA ÇIKAN RİSKLERİ BERTARAF EDİYOR"

Daha önce yapılan rutin ameliyatların hepsinin açık ameliyat olduğunu söyleyen Prof. Dr. Köksal, kalp ve akciğerlerin durduğunu, hastanın suni bir dolaşım sistemine bağlandığını açıkladı ve şunları söyledi: "Bu suni dolaşım sistemine bağlı olarak akciğerlerin iyileşmesi zor olabiliyor. Hastalar daha fazla yoğun bakımda kalıyorlar. Standart bir kapak ameliyatının riski yüzde 3 civarında iken, atan kalpte mitral kapak tamirinin riski yüzde 1'lerde. Yoğun bakım süresi azaldı. Bütün diğer ameliyatlardaki kalp ve akciğer makinesine bağlanmanın getirdiği riskleri bertaraf ediyor."

"AMELİYATI KALBİ ÇALIŞIRKEN YAPTIĞIMIZ İÇİN SONUCUNU O AN GÖREBİLİYORUZ"

Ameliyatı kalbi çalışırken yaptıkları için istedikleri sonucu anında gördüklerini belirten Prof. Dr. Köksal, "İstediğiniz sonucu anında gördüğünüz için ameliyata son verebiliyorsunuz. Kapak tamirinin bittiğini, kapaktaki kaçağın sona erdiğini görüyoruz ve ameliyata son verebiliyoruz. Gerçek zamanlı tamirin sonucunu görebiliyoruz. Açık kalp ameliyatlarında kalp durunca biz tamiri yapıyorduk sonra kalbi tekrar çalıştırıyor ve tamir olup olmadığını görmeye çalışıyorduk. Toplam bir açık kalp tamir ameliyatı 4-5 saat sürerken bu ameliyat 1,5 saat sürüyor."

EN BÜYÜK İSTEĞİ BİSİKLETE BİNMEK

87 yaşındaki hasta Cemal Keskin ise ameliyattan öncesine göre kendisini çok daha iyi hissettiğini belirtti ve en büyük arzusunun Samsun'a döndükten sonra bisiklete binmek olduğunu açıkladı. Keskin, ameliyat öncesi merdiven inip çıkmakta, yürümekte zorluk çektiğini belirtirken artık daha rahat hareket edebildiğini de söyledi.