26.03.2017

‘Atatürk anayasalarına dönmek’
Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin Bu yazıyı Twitleyin

CUMHURBAŞKANI Atatürk aynı zamanda CHP Genel Başkanı’ydı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olmasını savunurken şöyle konuştu:
“Bizim yaptığımız Atatürk anayasalarına dönmektir. Cumhurbaşkanı’na siyasi sorumluluk getirdik, yanlış mı yaptık?”
Bozdağ denetim ve dengenin nasıl sağlanacağından da bahsetmedi.
Halbuki başkanlık veya parlamenter, bir sistemin iyi işlemesinin de demokratik olmasının da önşartı denetim ve denge mekanizmalarıdır.
Sistem konuşmak, bu ilkeleri konuşmaktır.
‘PARTİ DEVLETİ’
Fakat iktidar sözcüleri hangi makama hangi yetkileri verdiklerini, bu yetkilerin nasıl dengelenip denetleneceğini anlatmıyor.
Ortada makul olarak “anlatılabilir” bir taslak olmayınca, böyle tarih referanslarıyla veya “iki kaptan gemi batırır” gibi içeriksiz benzetmelerle konuşuyorlar.
Bozdağ’ın “Atatürk anayasalarına dönüyoruz” sözü de böyledir.
Evvela 1921 Anayasası’nda devlet başkanlığı düzenlenmemişti.
1924 Anayasası’nda ise başbakan ve bakanlar kurulu vardı, yani tamamen parlamenter modeldeydi; Osmanlı anayasaları da parlamenter nitelikteydi.
Belli ki iktidara cazip gelen tek unsur, Atatürk ve İnönü’nün partili cumhurbaşkanı olmalarıdır.
Fakat o zaman rejim resmen “parti devleti”ydi, o yüzden devletin ve partinin başkanları aynı kişilerdi.
Temel sorun buradadır.
ATATÜRK DÖNEMİNDE
Sayın Bozdağ Atatürk ve İnönü’nün partili cumhurbaşkanı olduklarını hatırlatarak “tarafsızlıklarına halel mi geldi?” diye soruyor!
Hayret! Elbette tarafsızlıklarına halel gelmişti.
Dahası, 21. yüzyılda devlet başkanları için “tarafsızlık” ölçüsü 1930’lar ve 40’lardaki “parti devleti” olabilir mi?!

Yazının devamı için tıklayın >>


TÜMÜ ÇOK OKUNAN YAZARLAR